İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

CHP’de nezaketin yerine ne geçti?

CHP’de nezaketin yerine ne geçti?

Tuzla mitinginde yaşanan bir an, Türkiye siyasetinin hangi seviyeye gerilediğini açıkça ortaya koymuştur. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, görevini yapmakta olan emniyet müdürü Serkan Ökdemir’e kameraların ve binlerce insanın önünde bağırması, asla hafife alınacak bir hadise değildir.

Bu olay, sadece bireysel bir saygısızlık değil, devletin kolluk kuvvetlerine yöneltilmiş açık bir saygı ihlalidir.

Polisimiz, bu milletin güvenliği, huzuru ve kamu düzeni için gece gündüz demeden çalışan, gerektiğinde canını ortaya koyan fedakâr insanlardır.
Koruma görevi yapan bir polis, hangi partiden olursa olsun, kimin yanında görevliyse onun değil devletin memurudur.
Onu azarlamak, aşağılamak, küçümsemek; doğrudan devlete yapılmış bir hadsizliktir.

Sayın Özgür Özel’e sormak gerekir:
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan hiç mi bir şey öğrenmediniz?
Hiç mi almadınız ondan devlet terbiyesini, kamu görevlisine gösterilmesi gereken asgari saygıyı?

O polis, sizin şahsi hizmetliniz değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onurlu bir mensubudur.
Ve o gün, milletin gözü önünde hakarete uğrayan sadece Serkan Ökdemir değildi — hakarete uğrayan, bu milletin güvenlik sistemine duyduğu saygıydı.

Devletin polisine böyle davranan bir siyasetçiden adalet beklenemez.
Sadece polise değil, yargı mensuplarına da sürekli saldıran bir anlayış, bu ülkenin hukuk sistemine zarar vermektedir.

Bugün yargıya güvenin sarsılmasından şikâyet edenler, yarın hâkim ve savcıları tehdit eden siyasilerden hesap sormalıdır.
Bugün adaletten bahsedenler, önce görevini yapan polise bağıran liderlerine dönüp, “Sen ne yaptın?” diye sormalıdır.

Ve en önemlisi:
Asıl işini yapmayanlar, görevini yapanları hedef almamalıdır.
Sayın Özel, eğer gerçekten sorumlu bir siyasetçiyseniz;
– Hakkında yolsuzluk, usulsüzlük, terörle bağlantı iddiaları olan parti mensuplarınızın üyeliklerini yargı süreci tamamlanana kadar askıya alın.
– Görevini yapan polisimize, yargımıza, memurlarımıza saldırmayı bırakın.
– Ve artık o koltuğun ağırlığını taşıyamıyorsanız, gereğini yapın.

Bu millet, polisi aşağılayan bir siyasetçiyi asla affetmez.
Çünkü millet, devletin polisinden yanadır.
Çünkü millet, kendi güvenliğini sağlayan o üniformanın ardındaki alın terini bilir, değer verir, sahip çıkar.
Ve unutmayın:
Polise bağırmak, devlete bağırmaktır.
Devlete bağıran, o devleti temsil etmeye layık değildir.

Yorumlar