İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Vizyonsuzların krallığı

Vizyonsuzların krallığı

Hz. İsa’ya sormuşlar:

“Ölü diriltmekten daha zor nedir?”

O da demiş ki:

“Gaflet uykusuna dalmış bir kalbi uyandırmak.”

Bu söz, binlerce yıl öncesinden bugüne süzülüp gelmiş bir hakikat.

Çünkü insanlık değişti ama kalplerin uykusu hiç değişmedi.

Bugün, sokaklarımızda dolaşan ölüler değil, ölü kalpler.

 

Anlatsan da anlamazlar

Anlatırsın, anlamazlar. Anlamadım deyip kestirip atarlar; çünkü anlamak, sorumluluk ister.

Oysa bilmek, taşın altına elini koymayı gerektirir.

Ama çoğu insan, elini taşın altına değil, taşın üstüne koyar.

Kendi küçük tahtlarını o taşların üstünde kurarlar.

Kurnazlıklarını vizyon, ilgisizliklerini tarafsızlık,

Sessizliklerini olgunluk diye süslerler.

Kendi yankılarını alkışlar, kendi gölgelerinde krallık kurarlar.

Bilirler ki sen çalıştıkça, düşündükçe, ürettikçe…

Onlar, senin emeğinin üstüne basarak yükselirler.

Sessiz çığlıkların bedeli

Sen emek verirsin, alın teri dökersin,

Uykusuz geceler, sessiz yorgunluklar biriktirirsin.

Onlar kazanır.

Sen ise bir gün kendi kendine sorarsın:

“Acaba değerli miyim?”

Takdir beklediğini bile itiraf edemezsin kendine.

Bazen bir tek “Nasılsın?” sorusunun

Bütün yorgunluğunu alacağını sanırsın…

Ama o ses gelmez. Çünkü kalpleri uyandırmak, ölü diriltmekten zordur.

Ve asıl tehlike, onların sessizliğine senin de susarak ortak olmandır.

O suskunluk büyür, sessiz çığlıklarını boğar.

Bir bakarsın, kendi öz şefkatini bile hiçe saymışsın.

 

Hakikatin sabırlı müttefiki

İşte tam da burada,

Kendi kaleni korumayı öğrenirsin.

Kurnazlıkla örülmüş duvarların

Bir gün sessizce çürüyüp yıkılacağını bilirsin.

Çünkü zaman, hakikatin en sadık müttefikidir.

Rüzgâr bir gün eser;

Taştan kaleler kum gibi savrulur,

Kendi yankılarında boğulup giderler. Ve o gün geriye yalnızca şunlar kalır:

Emekle, sabırla, vicdanla inşa edilmiş bir kalp. Yıkılmaz, eğilmez, susmaz…

Kurnazlıkla kazanılan tahtlar, sabırla bekleyen hakikate yenilir;

Kendi kalenizi yıkılmadan koruyun, çünkü en büyük zafer,

Kendi kalbinizi kaybetmemektir.

 

 

Yorumlar