İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Silivri'nin parası nerede?

Silivri'nin parası nerede?

Silivri’nin yeri benim için hep özeldir. Kasaba kültürünü asla kaybetmeyen İstanbul’un en güzel ilçesinde senelerce görev yaptım. Hani vefa borcu derler ya… Bölgeden biraz uzaklaşmış olsam da aklım, gözüm kulağım hep bu ilçede ve bazen duyduklarım vicdanımı sızlatıyor!

Dışarıdan bakıldığında sessiz sedasız, işlerin fevkalade düzgün gittiği gibi bir algı yaratılan ilçe, adeta cadı kazanı gibi.

İşe neresinden başlasanız bir yeri elinizde kalıveriyor. Bunları önümüzdeki süreçte uzun uzun yazacağım ama önceliği Silivri’de inşaatı başlayan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ne ayırmak istiyorum.

*

Yaklaşık altı ay önce Silivri Çanta Mahallesi’nde temeli atılan sanayi inşaatının temel atma törenine baktığımda Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun oldukça memnun görüntülerine rast gelmiştim. Kendisinin “Bazen hiçbir şey yapmamak, sadece toprakları korumak bile bu ilçeye hizmettir” düsturuyla hareket ettiğini iyi biliyorum. Sanayinin ilçeye taşınmasından bu kadar mutlu olması kafamı kurcalamıştı. Çünkü Silivri için sürekli “İlçeyi turizm kenti yapacağız” diyen Balcıoğlu birden “Sanayi önemli. İstihdam sağlanır. İş olanağı olur.” demeye başlamıştı. Sonradan öğrendim ki Silivri Belediyesi, Çanta’da 695/4-22 parsellerini İkitelli İşyeri Kooperatifine 35 milyon 500 bin TL’ye satmış. Olabilir. Belediyeler, ilçeye rant sağlamak için bazı arazi satışları yapabilirler.

Ama konu başka!

***

Bu parsellerinin metrekaresinin piyasa değeri, 20 bin TL. Silivri Belediyesi ise metrekaresini 6 bin 613 TL’den satarak, toplamda 35 milyon 500 TL kazanç sağlamış. Aradaki fark uçurum!

Evet küçük bir rakamdan değil; uçurumdan bahsediyoruz!

Değerinde satılsa belediyenin bu sanayi arazisi üzerinden elde edeceği gelir 107 milyon 372 bin TL!

Bakın üçten, beşten bahsetmiyoruz. Emsaller gayet yüksekken neden bu fiyata bu araziyi sattınız?

Geri kalan paranın üzerine neden düşmediniz?

Ya da düştünüz mü?

Nasıl yaptınız da kapattınız bu uçurumu?

Konuyu gündeme getiren tek isim ise Silivri Belediyesi MHP Grup sözcüsü Sultan Aşkın. Ardından satışın bu denli düşük olmasının sebebini anlayamadığını söyleyen bir önceki dönem MHP’li belediye başkanı Volkan Yılmaz.

Bu iki isim dışında bu olayla ilgili tek kelime eden yok.

Yazan yok! Soran yok! Neden?

NATO yalanı uyduruldu!

Aşkın, konuşmaya başladıktan sonra; aslında arazinin değerinin o kadar yapmadığı ve yeri değersizleştirmek için arazinin içinden NATO boru hattının geçtiği ‘gizli bir el’ üzerinden basına servis edildi. Hatta bir süre ‘Silivri Belediyesi hiç satılmayacak bir araziyi üstüne karla satmış oldu’ gibi bir algı yaratıldı. Sonra arazinin içinden geçiyor dedikleri NATO boru hattının o topraklardan geçmediği de ortaya çıktı. NATO boru hattı uydurması tutmayınca konu alelacele kapandı. Aradaki fark ile ilgili hala tık yok!

Konuyu sık sık kulağıma fısıldayanlar “Üzerine gidin. O paranın hesabını sorun” diyenler çaresiz. Çoğu neyin ne olduğunu (!) aslında çok iyi biliyor ama herkes “Mahallenin delisi ben miyim” diyor.

Ben de mahallenin delisi olmaktan bir sakınca görmüyor ve yazıyorum; soruyorum.

Herkes memnun!

Bu arazinin bedelinin altında yapılan satışının ardından aylar geçti. Vicdanları rahatlatmak için Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tıpkı temel atma lansmanında olduğu gibi neden çıkıp iki kelam etmedi?

Neden bu konunun üzeri ısrarla ve umursamaz bir tavırla kapatılmaya çalışılıyor?

Neden kimse yazmıyor sizce arkadaşlar?

Aylar önce yazdığımızda kuzuların sessizliğine bürünenler hala bu konuda sessiz.

Kurcalanmaması için herkesin adeta susturulması neye delalet?

Neden  bu konuyla ilgili başkana bir soru bile sorulmaktan imtina ediliyor sizce?

Bu işten alan memnun, satan memnun, meclis üyeleri memnun, bölgenin yerel medyası memnun.

Sadece bu saydıklarım memnun ama vicdanlar memnun mu?

Devam edeceğiz…

Kamu vicdanı rahatlayana kadar devam edeceğiz..

Yorumlar