İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Beykoz’da bir atamayla ortaya saçılan kriz!

Beykoz’da bir atamayla  ortaya saçılan kriz!

Beykoz Belediyesi’nde yaşananlar, basit bir görev değişikliğinin çok ötesinde. İnsan Kaynakları Müdürü olarak yapılan bir atama, CHP içinde uzun süredir devam eden örgüt-yönetim gerilimini gün yüzüne çıkardı. Sözlü tartışmalar, WhatsApp grubundan çıkışlar, “AK Parti’ye geçeriz” tehditleri ve iddialara göre psikolojik baskı girişimleri...

Tüm bunlar, parti içi denge arayışının yerel yönetim pratiğinde nasıl çatışmalara dönüştüğünü gösteriyor. Belediye personel kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, mesele sadece bir kişinin geçmişi değil; partide kimlerin sözünün geçeceği, karar süreçlerinde liyakat mi yoksa siyasal yakınlık mı belirleyici olacak sorusu.

Beykoz’daki bu gelişme, CHP için bir yerel yönetim sınavına dönüşmüş durumda. Krizin merkezindeki isimler suskun ya da savunmada, gözler şimdi İstanbul İl Başkanlığı ve Genel Merkez’de.

Tartışmaların 

odağındaki atama


Belediye kulislerinden edinilen bilgilere göre, CHP’li Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel tarafından İnsan Kaynakları Müdürü olarak görevlendirilen Fatih Çakır, partide bir kırılma noktasına neden oldu. Atama, kimi çevreler tarafından teknik ve liyakate dayalı bir tercih olarak değerlendirilirken, bazı parti üyeleri tarafından ise siyasi geçmiş nedeniyle büyük tepkiyle karşılandı.

CHP Beykoz İlçe Örgütü ve Gençlik Kolları tarafından yayınlanan bildiride, Çakır’ın geçmişte AK Parti Beykoz Gençlik Kolları’nda görev aldığı iddia edildi. Bildiri, atamayı “partiye ihanet” olarak nitelendirdi.

Ancak personel kaynaklarının aktardığına göre, Çakır uzun süredir belediyede çalışıyor ve teknik yeterliliğiyle tanınıyor. Gürzel’in bu görevlendirmeyi, partizan değil liyakat esaslı bir karar olarak aldığı öne sürülüyor.

Makamda gerilim

WhatsApp’ta rest


İddialara göre, atamanın ardından Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Sucuoğlu ile birlikte meclis üyeleri Süleyman Kılıç, Saadettin Özgür Özçelik, Murat Uzun ve Uğur Gökdemir, Gürzel’in makamına girerek gergin bir görüşme gerçekleştirdi. Belediye kaynaklarının aktardığına göre, Gürzel’e karşı yüksek sesle konuşuldu, psikolojik baskı uygulandı ve hatta doğrudan tehditte bulunuldu. Daha da çarpıcısı: Bu beş ismin, olay sonrasında CHP Meclis Grubu’nun WhatsApp grubundan kendiliklerinden ayrıldıkları ve grup ayrılığı sırasında “Hepimiz AK Parti’ye geçeriz, bunun sorumlusu sen olursun” mesajını verdikleri öne sürülüyor.

Kadro savaşı mı

ilkeli duruş mu?


Aynı kaynaklara göre bu krizin temelinde, ilçe yöneticilerinin belediyeye bazı isimlerin alınması, belirli görevlere yerleştirilmesi yönündeki taleplerin bulunduğu iddia ediliyor. Başkanvekili Gürzel’in bu taleplere karşı durduğu ve açıkça şu ifadeyi kullandığı aktarılıyor: “Ben sizin arkadaşlarınıza makam veremem. Bu benim yetkim değil, ahlaki olarak da doğru bulmam.”

Bu çıkışın ardından, Gürzel’e karşı psikolojik baskı, hakaret ve doğrudan tehdit girişimlerinin başladığı öne sürülüyor.

Bildiride imza yoksa

sessizlik ne anlama geliyor?


CHP Beykoz Gençlik Kolları ve İlçe Örgütü’nün yayınladığı sert bildiride, AK Parti geçmişiyle bilinen bir ismin belediye kadrosuna alınmasına tepki gösterilirken, CHP’li emekçilerin dışlandığı iddia edildi. Ancak bildirinin altında dikkat çeken iki eksik vardı: CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan ve Kadın Kolları Başkanı Eylem Uzuner bildiriyi imzalamadı. Sessiz kaldılar. Bu durum partideki hizipleşmeyi ve görüş ayrılıklarını daha da görünür hale getirdi.

Bazı partililer bu sessizliği “Gürzel’e zımni destek” olarak okurken, bazıları “krizden kaçma” refleksi olarak değerlendiriyor.

Gözler İstanbul ve 

Genel Merkez’de


Bu kriz, yalnızca Beykoz’u değil, CHP’nin İstanbul’daki yerel yönetim vizyonunu da ilgilendiriyor. Belediye içinden gelen bu iddialar; liyakat, örgüt-yönetim ilişkisi, kadro talepleri ve etik duruş konularında CHP’nin ciddi bir sınav verdiğini gösteriyor. Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: CHP İstanbul İl Başkanlığı ve Genel Merkez, bu kriz karşısında ne yapacak? Örgüt baskısı ile yönetsel sorumluluk arasındaki bu gerilim nasıl çözülecek?

Açıklama hakkı saklıdır

Bu yazıda adı geçen kişi ve kurumların açıklama ve yanıt hakkı saklıdır. Belediye içi personel kaynaklarından edinilen bilgilerle hazırlanmış bu yazıya dair tarafların ileteceği her açıklama kamuoyuna duyurulacaktır.


 

Yorumlar