İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kent lokantasıyla övünenler Gümüşsuyu’nu unuttu mu?

Kent lokantasıyla övünenler Gümüşsuyu’nu unuttu mu?

CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Beykoz Belediyesi’nin sosyal tesislerindeki fiyat artışlarını savunmaya kalktı. Gıda enflasyonu, asgari ücret, pazar fiyatları… Evet, ülkenin ekonomik hali ortada. Ama Sayın Taştan, bu konulara girerken önce aynaya bakmanız gerekmiyor mu?

 

Siz değil misiniz “vatandaşa 3 çeşit yemeği 40 liraya veriyoruz” diyerek kent lokantaları ile övünen?

Peki bugün Gümüşsuyu Restoran’da bir porsiyon et yemeğine 930 TL istemek nedir?

930 liraya kaç kişi doyurulur, kaç emekliye yemek çıkar, hiç hesap ettiniz mi?

Vatandaş bu çelişkinizi görüyor ve soruyor: “Madem kent lokantasıyla övünüyorsunuz, Gümüşsuyu’nda neden millet aç?”

 

Bugün Beykoz’da dört kişilik bir aile belediyenin sosyal tesisine gidip bir öğün yemek yiyemiyor. Çünkü o rakamlar artık orta sınıfın bile hayal gücünü zorluyor. Beykoz Kahvesi ve Gümüşsuyu bomboş. Çünkü fiyatlar halkın bütçesini aşmış. Murat Aydın döneminde vatandaş o tesislerden %25 indirimle faydalanıyordu, bugünkü tabloda ise bu tesislere adım atmak bile lüks oldu.

 

Ama asıl soru şu:

 

“Siz bu işi yapamıyorsanız, Murat Aydın bunu nasıl yapıyordu?”

Dahası da var.

Aynı CHP’li belediye şimdi iki büyük arsa satışına ve iki ayrı organizasyon ihalesine çıkıyor.

Hani bütçeniz yoktu?

Hani kamu kaynakları yetersizdi?

Hani “vatandaş geçinemiyor” diye dert yanıyordunuz?

 

Şimdi soralım:

Bu satışlarla hangi organizasyonlar finanse edilecek?

Sanatçılarla sahne pozu verip sosyal medyada paylaşmak için mi bu kaynaklar satılıyor?

Yoksa amaç, bu tesisleri zararda gösterip birilerine peşkeş çekmek mi?

Bugün belediye içinde imza atmaktan çekinen müdürler var. Çalışanlar tedirgin, kararlar alınamıyor. Yönetim korku iklimine teslim olmuşken, dışarıdan sahne gösterisiyle belediyecilik yapılmaz. Beykoz halkı buna göz yummayacak.

Sayın Mahir Taştan, siz Özlem Vural Gürzel’i “7/24 çalışıyor” diye savunuyorsunuz.

 

Çalışacak tabii.

Ama o koltuklar çalışıp halkın malını satma yetkisi vermiyor.

İnsan kendi emeğiyle kazandığını kolay kolay harcamaz. Ama başkasının malını yönetirken el kolay, vicdan rahat oluyor demek ki.

 

Vatandaş artık hesap soruyor.

“Bu arsalar neden satılıyor?”,

“Bu paralar nereye gidiyor?”,

“Neden bir porsiyon et 930 TL oldu?” diye soruyor.

Ve bu soruların cevabını bekliyor.

Beykoz halkı sadece eski fiyatları, eski hizmeti geri istiyor.

O koltuklarda oturanlar önce bu beklentiyi anlayacak.

Yoksa o koltuklar ne kadar yüksek olursa olsun, halkın vicdanı kadar sağlam değildir.

Yorumlar