İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Bayram temennisi

Bayram temennisi

Kurban Bayramı’nın ilk sabahı...


Sabah ezanından sonra kalkanlar, mis gibi sabun kokularıyla yıkanmış çocuklar, annelerin erken saatlerden itibaren telaşla hazırladığı kahvaltı sofraları…
Yollarda bayramlık kıyafetleriyle yürüyen insanlar, kapı kapı dolaşan çocukların neşesi, mezarlıklarda bir Fatiha, bir dua…
Bayram yine gelmiş.
Ve evet, yine bir şekilde içimizi kıpır kıpır etmeyi başarmış.

İnsan bu sabahları seviyor. Çünkü bayram dediğin biraz da hatırlamak demek.
Unuttuklarımızı, ertelediklerimizi, küs olduklarımızı, sevdiklerimizi…
Bayramda her ev biraz daha sesli, biraz daha kalabalık, biraz daha umutlu.
Ama mutfağın kokusu ne kadar bayram olsa da, çarşı-pazardaki fiyatlar hâlâ bayram etmiyor.

Bu yıl da ekonomik zorluklar gölgesini düşürmüş bayram sabahlarına.
Kurban pazarlarında boş kalan çadırlar, kesilmeyen hayvanlar, azalan bağışlar…
Birçok kişi et değil, borç hesabı yaptı bu bayram.
Çocuklara verilen harçlıkların zarfları daha ince, alınan bayramlıklar daha ucuz.
Sofralar yine kuruldu, ama bazı tabaklar bu yıl daha boş.

Ve işin en garip tarafı, bu iki gerçeği aynı anda yaşayabiliyoruz.
Bir yandan içimizi ısıtan o geleneksel bayram sevinci, diğer yandan cebimizi soğutan hayat pahalılığı.
Bir yanımız “iyi ki bayram” diyor, diğer yanımız “keşke biraz da rahat edebilsek”…

Yine de bayramlar, unutmamamız gereken şeyleri hatırlatıyor:
İnsan insana muhtaç.
Bir çift gülen göz, bir sıcacık “bayramın mübarek olsun”, bir kahve fincanı, bir lokma et, bir tebessüm…
Bazen en değerli şey, en pahalı olan değil; birlikte olabilmek.

Bugün belki herkes doyasıya alışveriş yapamıyor, lüks sofralar kuramıyor ama hâlâ birbirimize sarılabiliyoruz.
Ve bu memlekette hâlâ bayram sabahı, insanın içine umut düşüyor.
Belki her şey yolunda değil, ama bayram geldi ya… İşte o bile bir şeyleri değiştiriyor.

Bayramınız kutlu olsun. Dilerim bu bayram, bereketin ve huzurun habercisi olur.

Yorumlar