İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çocuk çeteleşmesi

Çocuk çeteleşmesi

Hem bireysel hem de toplumsal açıdan ciddi sorunlar doğuran çocuk çeteleşmesi, özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde sıkça karşılaşılan bir sorundur. Bu durum, çocukların organize bir şekilde bir araya gelerek gruplar oluşturmaları ve zararlı ya da yasa dışı eylemlerde bulunmaları anlamına gelir. Çocuk çeteleşmesinin sebepleri arasında ise psikolojik, sosyal ve çevresel unsurlar yer alır. 

Psikolojik açıdan çocuk çeteleşmesini değerlendirdiğimizde, en belirgin nedenlerden birinin aidiyet duygusu olduğunu söyleyebiliriz. Ebeveynlerinden gerekli ilgi ve sevgiyi göremeyen, kendini toplumda değersiz hisseden ve dışlanan çocuklar, çeteler aracılığıyla kabul görme ve kimlik edinme ihtiyacını karşılamaya çalışırlar. Bu tür organize gruplar, çocuklara hem güçlü hissettiren aidiyet sunar hem de çocukları suç ve şiddet faaliyetlerine sürükler. 

Psikolojik nedenlerden bir diğeri ise travmatik yaşantılardır. Özellikle istismara maruz kalan çocuklar, yaşadıkları bu travma ile başa çıkmakta zorlandıklarında koruma arayışına girebilir ve çetelere sığınabilirler. Yaşanan travmalar onarılmadığında duygusal boşluklar yaratabilir. Onarılmayan bir çocuk, empati eksikliği, saldırgan davranışlar ve antisosyal kişilik özelliklerine açık hale gelebilir. 

Bunlara ek olarak, çeteleşmeye etkisi olan unsurlardan birisi de çocukluk döneminde model alınan figürlerdir. Aile içerisinde suça karışmış kişilerin varlığı, toplumda ‘’güçlü’’ olarak yüceltilen fakat ‘’yasa dışı’’ faaliyetlerde bulunan figürler, şiddet içeren diziler vs. gibi etkenler, çocuğun değer yargılarını ve davranışlarını şekillendirir. Çünkü çocuk, suçun normalleştiği bir dünya algısı geliştirir ve kendi davranışlarını da bu yönde meşrulaştırır. 

Son olarak, çocuk çeteleşmesi çok ciddi sorunlarımızdan bir tanesidir. Sonuçları çok ağırdır. Psikolojik etkileri oldukça yıkıcıdır. Çocuk çeteleşmesiyle mücadelede güvenlik önlemleriyle beraber psikolojik destek ve sosyal rehabilitasyon desteğinin de etkin olması gerekir. Riskli ailelerin tespiti ve ailelerin güçlendirilmesi, çocukların güvenli sosyal alanlara yönlendirilmesi ve okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, çocuk çeteleşmesinin önlenmesinde ve çözümünde etkili adımlar olacaktır. 


 

Yorumlar