İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Kiralık ev krizi ve kentsel dönüşüm

Kiralık ev krizi ve  kentsel dönüşüm

Kentsel dönüşüm, Türkiye'nin pek çok bölgesinde olduğu gibi Çatalca'da da artık bir zorunluluk. Özellikle eski yapı stoğunun fazla olduğu mahallelerde, hem depreme dayanıklılık açısından hem de yaşam kalitesini artırma hedefiyle dönüşüm kaçınılmaz hale gelmiş durumda. Ancak kentsel dönüşüm sürecinin önündeki en büyük engellerden biri, ne yazık ki vatandaşın geçici olarak kalabileceği kiralık ev bulamaması. Bu temel sorun, birçok dönüşüm girişimini ya erteletiyor ya da tamamen durma noktasına getiriyor.

İşte bu noktada geçtiğimiz dönemin Belediye Başkanı Mesut Üner’in 2500 konutluk dev projesi devreye giriyordu. Detaylarını kamuoyuyla da paylaştığı bu proje, sadece bir konut yatırımı değil, aynı zamanda kentsel dönüşümün önünü açacak sosyal bir çözüm önerisiydi. Projenin temel felsefesi şuydu: Vatandaş evini kentsel dönüşüm için müteahhide verdiğinde, mağdur olmaması için geçici olarak belediyeye ait uygun fiyatlı konutlarda kalacaktı. Dönüşüm süreci tamamlandığında ise kiraladığı bu daireyi boşaltıp yeni evine geçecekti. Yani hem müteahhit rahat çalışacak, hem vatandaş evsiz kalmayacaktı.

Mesut Üner, bu projeyle ilgili “Gerekirse yüzde 50’sini müteahhide veririz. Geriye kalan 1000 ila 1250 daire bile belediyeye yeter,” demişti. Bu söz, belediyecilik vizyonunun bir göstergesiydi. Çünkü Çatalca gibi hem merkez hem de kırsal nitelikler taşıyan bir ilçede, 1000 konutluk bir sosyal rezerv havuzu oluşturmak, adeta kentsel dönüşümün sigortası anlamına geliyordu.

Şimdi düşünelim... Bu proje hayata geçmiş olsaydı neler olurdu? Yapabilir miydi ? Yapamaz denilen bir çok şeyi yaptı valla adam. Peki olsa ne olurdu?

Birincisi, bugün birçok mahallenin dönüşüm projeleri çok daha hızlı ilerliyor olurdu.

İkincisi, müteahhitler ev sahiplerini ikna etmekte daha az zorlanır, süreç yargıya taşınmadan uzlaşıyla çözülürdü.

Üçüncüsü, konut arzı artacağı için kira fiyatları üzerindeki baskı da azalırdı.

Ve en önemlisi, vatandaş kendini yalnız ve çaresiz hissetmezdi.

Bu projenin kaynağına ilişkin sorular gündeme gelmişti. Bu tür büyük projelerde en çok merak edilen konu da bu zaten: "Kaynak nereden?" Mesut Üner'in yanıtı ise dikkat çekiciydi. “Gerekirse yüzde elliyle müteahhide veririz.” Yani klasik belediye bütçesinin çok ötesinde, akılcı ve paydaş odaklı bir çözümle yola çıkılmıştı. Müteahhide dairelerin yarısı verilerek hem inşaat maliyeti düşürülüyor hem de belediyeye düşen konutlar oluşturuluyordu. Böyle bir modelle belediyenin kasasından tek kuruş çıkmadan sosyal konut üretilebiliyordu. En mantıklısı da buydu. Hatta en geç bir sene de bitiririz demesi de ilginçti ama yapılamaz diye bir şey yoktu.

Bugün geldiğimiz noktada ise bu proje rafta kaldı gibi görünüyor. Yeni yönetimin bu projeye nasıl baktığı ya da devam ettirip ettirmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Oysa şehirler, üzerinde çok düşünülmüş, hazırlanmış, çözüm odaklı projelerle gelişir. Kentsel dönüşüm gibi bir süreçte, belediyenin elinde “geçici barınma” çözümü olması bir lüks değil, bir zorunluluktur. Aynen öyle. Çünkü kentsel dönüşüm istiyorsak, önce bu kadar vatandaş nereye gidecek diye düşünmek zorundayız.

Bu yüzden sormak gerekiyor:

Çatalca halkı için bu proje fırsat değil mi? O zaman derhal siyasi parti ayrımı yapmadan, kamu kurum ve kuruluşları, hatta sivil toplum örgütleri, odalar, dernekler bir araya gelerek bu konuda ortak akıl yürütmeyi.

Bu konu üzerinde yeniden düşünülmesi gereken bir umudun, hızlı bir kentsel dönüşümün yegane kaçınılmaz gereksinimidir. Gerekirse Mesut Üner'e bu konuda akıl danışmaktan da geri durmayacaksın. İlçemizde de kentsel dönüşüm ile ilgili geniş kapsamlı bir toplantı kaçınılmaz bir gerçek artık.

Eğer Çatalca geleceğe daha sağlam adımlarla yürümek istiyorsa, bu tür sosyal fayda odaklı projelere kulak vermeli. Çünkü şehir sadece yollarla, parklarla değil; insan hayatına dokunan çözümlerle büyür.

Ve bugün hayata dokunacak en büyük proje kentsel dönüşümdür. Peki bu konutlar dönüşüm tamamlanınca ne olacak? Vatandaşa ucuz ucuz sosyal konut olarak satış yapacaksın. Satacaksan konut satacaksın.

Yorumlar