İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Bayramda çocuk olmak

Bayramda çocuk olmak

Çocuklarımızla en güzel örnekleri yaşadığımız bugün de onları korumaya ve ihmal etmemeye dikkat edelim olur mu?

Çocukların paylaşmayı öğrenmesi için bayramlar önemli fırsatlardandır. Sevgiyi, mutluluğu, hoşgörüyü, huzuru, sahip olduğumuz parayı, yediğimiz yiyecekleri paylaşırız bayramlarda. Bu öğrenme, çocukların böylesi özel günler de ‘’mutlu olma alışkanlığı’’ edinmesini sağlar. Bayramlar, aile içi bağlarımızı güçlendirir, çocuklara kendilerini değerli hissettirir.


Çocuklara verebileceğimiz en güzel örnekleri bu günler de yaşarken, çocuklarımızın mahremiyetini ve sınırlarını korumak, onları ihmal etmemek için dikkat etmeliyiz. Bunun için;

Çocuklardan zorla el öpmelerini istemeyelim.

Birilerinin çocukları zorla öpmelerine, kucaklarına almalarına, sevmelerine izin vermeyelim.

Çocuklarımızı uzun süre görmediğimiz yerlerde yalnız bırakmayalım.

Çocuklarımızı kalabalık ortama girmeleri ya da bulunmaları için zorlamayalım.

Çocuklarımızı kaşımızla, gözümüzle yönetmeye çalışmayalım. Sürekli bakmayalım. Çünkü onlara farkında olmadan, sanki hata yapacaklarmış gibi güven zedeleyici, kaygı verici mesajlar verebiliriz.

Bunlar yerine;

Eğer istiyorsak önce yetişkin olarak bizler el öperek örnek olur ve sonra çocuğumuza ‘’İstersen büyükannenin/teyzenin/amcanın elini öpebilirsin’’ diyebiliriz.

Çocukları baskı ve zorlama ile sevmek; şeker, çikolata, para sunmak, çocuklarda mahremiyet duyarlılığını azaltır. Bunun yerine ‘’Biliyorum, oğlumu/kızımı öpmek, sarılmak, sevmek istiyorsunuz fakat kendisine zorla bir şey yapılmasını istemiyor, biz de anne ve babası olarak bunu hoş görmüyoruz. Eğer isterse size gelir ve sarılır’’ diyerek hal hatır sorulabilir

Ara ara çocuklarımızın güvenini sarsmadan uzaktan onlara bakabilir, neler yaptığını ve kimlerle beraber olduğunu görebiliriz. Eğer istersek arada bir yanına gidip ona ve oyunlarına eşlik edebiliriz. Bu sayede varlığımızı ve güvenimizi çocuklara hissettirmiş oluruz.

Kalabalık ortamlar bazen biz yetişkinleri de rahatsız edebilir. Burada kişilerin kalabalık ortama, gürültüye ve görüntülere karşı duyarlılığından bahsedilebilir. Çocuklarda bu durum daha hassas olabiliyor. Onları böyle ortamlara girmesi için zorlamak yerine ‘’Buradayım, annenle/babanla senin yanındayız. Ne zaman istersen yanımıza gelebilirsin.’’

Bu gibi yaklaşımlar ile güveni, sevgiyi ve ilgiyi azaltmadan bir bayram geçirir ve çocuklarımızın mahremiyet bilincinin zedelenmesinin, sınırlarının ihlal edilmesinin ve onları ihmal etmenin önüne geçebiliriz.

Bununla beraber, bayramlar sadece kutlanan değil, kaybettiğimiz sevdiklerimizi ve yakınlarımızı andığımız özel anlardan biridir. Bu günlerde mezarlık ziyaretleri yapılabilir. Mezarlık ziyaretleri çocuklar ile yapılacaksa dikkat etmemiz gereken noktalar vardır. Özellikle de küçük çocuklar ile yapılacak mezarlık ziyaretleri olabildiğince kısa sürmeli. Ölüm, mezar, toprak gibi kavramları çocuğun yaşına uygun olmayan şekilde ve detay vererek açıklamalardan kaçınılmalı, burada yatıyor ya da uyuyor gibi cümlelerden uzak durulmalıdır. Bu gibi yanıtlar çocukların kaygı seviyesini yükseltebilir.

 


 

Çocukluğun en güzel anılarından olan bayramların önemi oldukça büyük. Yardımlaşma ve paylaşma gibi değerlerimizin olduğu bu özel gün de şeker tadında bir bayram geçirmenizi diliyorum.

Yorumlar