İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Su akar yolunu bulur!

Su akar yolunu bulur!

Tarih boyunca devletler kurulur, imparatorluklar yıkılır, rejimler değişir, yöneticiler değişir.

Olan biten sadece vatandaşa olur.

Deli bir komutan dünyaya meydan okur, savaş çıkarır, savaşta o deli komutan ve yanındakiler değil vatandaşlar yaşamını yitirir.

Aptal bir devlet yöneticisi, başbakan, devlet yöneticisi, cumhurbaşkanı ülkesini batırır, o yöneticiye, o başbakana, o devlet başkanına, o cumhurbaşkanına hiçbir şey olmaz.

Olan sadece ve sadece vatandaşa olur.

Yurttaşa olur.

Halka olur.

Halk ezilir.

Halk ölür.

Halk mutsuz olur.

Halk çaresiz kalır.

Tamam artık yöneticimiz değişti, artık her şey daha iyi olacak denilir.

Oysa her zaman gelen gideni aratır.

Türkiye sadece bugün değil, cumhuriyetten önce de cumhuriyetten sonra da çalkantılı günler yaşıyor.

*

Şayet Osmanlı İmparatorluğu doğru yönetilseydi Türkiye milyonlarca insanını savaşlarda kaybetmezdi.

Halk sefalet çekmezdi.

Halk ezilmezdi.

Cumhuriyet'in ilanından sonra da şayet her şey yolunda gitseydi Türkiye daha güçlü bir ülke olurdu.

Türkiye yurttaşları daha müreffeh bir ülkede yaşamanın hazzını alırdı.

Bütün bu olan bitenler ortadayken.

Dün olan bitenleri tarih yazmışken.

Bugün de olan bitenleri yarın tarih yazacak.

Tarih her şeye tanıklık ediyor.

Şu göz altına alındı.

Bu tutuklandı.

O terör örgütü lideriymiş.

Bütün bunları konuşalım, yazalım, çizelim de.

Nasıl sonuç alacağız?

*

Hele bir de ‘Gök kubbeyi başlarına yıkarız’ lafı yok mu?

Arkadaş, neyi yıkıyorsunuz.

Daha önce yıktınız da ben mi görmedim.

*

Ben ne yapacağımızı söyleyeyim.

Öncelikle adalete güvenmek zorundayız.

Sağduyumuzu, soğukkanlılığımızı, adil ve dürüst yargı beklentimizi korumalıyız.

Tarih boyunca olan bitenlerden ders çıkarmak zorundayız.

Başkaları yanlış yapabilir.

Biz doğru olanı yapmak ve önermek zorundayız.

Sonra ne mi olacak?

Su akacak, yolunu bulacak!

Yorumlar