İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Ferda Anıl Yarkın’a dair

Ferda Anıl Yarkın’a dair

Hani bazen bir sanatçıya veya bir şarkıya sararsınız da sürekli dinlersiniz ya, ben de tam olarak bu durumdayım. Son zamanlarda en çok dinlediğim sanatçı, 90’lı yıllarda “Üzülme” ve “Sonuna Kadar” gibi klasikleşen kalıcı şarkılara imza atan müzisyen Ferda Anıl Yarkın.

Tabii ki şarkılarını biliyordum, ancak “Şarkılar Bizi Söyler” programında denk gelmem üzerine “Bu nasıl ses?” diyerek haftalara yayarsak yüzlerce kez dinledim. Programda “Üzülme”, “Sonuna Kadar”, “Gece Olunca” ve “Zorlama Güzelim” şarkılarını söylemişti. Kendisinin de sahnede söylediği gibi plak gibi okuyor! Açıp dinlediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Her sanatçı şarkıyı canlı okuyamaz, okuyan çoğunluk ise zorlanır veya tekrar gerektirir ya da kayıttaki sesle canlı performans sesi birebir aynı olmayabilir. Ancak Ferda Anıl Yarkın öyle bir okuyor ki şarkıyı, bırakın kayıttakiyle aynı olmayı kayıttakinden bile daha iyi oluyor. Sesi zaten inanılmaz güzel; ancak bir şey fark ettim ki eski ve yeni performansları dinleyip kendisini sahnede canlı da dinlemiş birisi olarak; yıllar geçtikçe sesi daha da güzelleşiyor. Ferda Anıl Yarkın’ın yorumcu kimliği üst düzey, olağanüstü ve kusursuz!

Geçtiğimiz günlerde Ataşehir’de bir mekanda sahne alan Ferda Anıl Yarkın, sahneye yüzüğüyle çıkarak 54 yaşında nişanlandığının müjdesini verdi. 

Yakın zamanda kaybettiğimiz değerli sanatçı Ferdi Tayfur’u da sahnede anarak şunları söyledi: “Müziği çok seven bir insandı. Çok değerli insanları kaybediyoruz, daha sonra şarkıları böyle okunuyor ama hayattayken değerlerini bilmek lazım. Bir Müslüm Gürses, bir Ferdi Tayfur kolay gelmiyor.” 

Müziğe kendisini Onno Tunç’un soktuğunu dile getiren Yarkın, müzisyen ve besteci olarak bu işe girdiğini, eğer Onno Tunç’un kendisini bu işe sokmasaydı bir radyo evinde ya da bir koroda keman çalacağını söyledi. 

Hareketli şarkıyla sahneye çıkan Ferda Anıl Yarkın, “Tanıma Beni”, “Ayrılmayalım”, “Üzülme”, “Zorlama Güzelim”, “Sonuna Kadar”, “Gece Olunca”, “Dikkat Et”, “Büyümeyen Bebek”, “Samanyolu” ve “Yaralıyım” gibi pek çok şarkı söyledi. 

Kemanı sevdiren adam

Yorumcu kimliği ve bestekarlığının yanında bir de aynı zamanda keman virtüözü olan sevgili Ferda Anıl Yarkın. Öyle güzel keman çalıyor ve keman ona öyle güzel yakışıyor ki, onu gördükten sonra ben de kendime keman alıp öğrenmeye başladım! Şaka değil :) Keman enstrümanını severdim beğenirdim ancak hiç alacağım aklıma gelmezdi. “Üzülme” performansının başında öyle güzel kemanla süslüyor ki şarkının introsunu, etkilenmemek elde değil. 

Mustafa Sandal’la beraber “Suç Bende” gibi pek çok şarkıya imza atan Ferda Anıl Yarkın’ın bestelerini ağırlıklı olarak Arif Susam, Ümit Besen, Cengiz Kurtoğlu, İbrahim Tatlıses, Kibariye, Müslüm Gürses, Nilüfer ve Mustafa Sandal gibi sanatçılar seslendirmiştir. Bilmeyenler için söylemek istiyorum, Cengiz Kurtoğlu’nun hit olan “Gece Olunca” ve “Büyümeyen Bebek” şarkılarının müziğinde Ferda Anıl Yarkın imzası vardır. 

Değeri bilinmesi ve daha sık müzikseverlerle buluşması gereken önemli bir sanatçımız Ferda Anıl Yarkın. Umarım yolu hep açık olur…

Yazının sonuna doğru gelirken de Ferda Anıl Yarkın’ın çok güzel birkaç cümlesine denk geldim. Onu da buraya bırakmak istiyorum:

“Benim derdim akıllı, zekice, bilgimizin ışığında bir şeyler yapmak. Bazı insanlar bir şeyler için gelmiştir dünyaya, bazıları da öylesine. Ben öylesine gelmedim. 14 yıl konservatuvarda okudum. Boşuna mı okudum? Yoksa ben de yarım saat stüdyoya girerim, çocuklar da keserler, biçerler, birleştirirler bir albüm yaparlar, ben de gider 6 saat kuaföre takılırım. Bu yaptığın sanat olmuyor ki? Sadece görsel bir şölen hazırlamaya çalışıyorsun. Bunu parası olan herkes yapar. Biri bana 500 bin dolar versin. Ben o kişiyi bir ayda meşhur ederim. Albümü satar veya satmaz... Fakat emin olun ki o kişi meşhur olur. Ama bu müzik değildir ki.” – Ferda Anıl Yarkın


 

Yorumlar