İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Afrika'da neler oldu?

Afrika'da neler oldu?


2019 başından bugüne, her sene yıllık Afrika değerlendirmelerine, olumlu gelişmelerle başlamayı arzu etmeyi sürdürüyorum, bu dileğim maalesef bir türlü gerçekleşmiyor. Kıtadaki, çatışma, gerilim, kargaşa ve demokrasi noksanlıkları hep ağır basıyor ve yılın bilançosunu negatife çeviriyor. Geçen sene “Sudan halkının dramı 9 aydır devam ediyor, sona ereceğine dair bir işaret yok” yazmışım. Bu defa da farklı bir şey yazamıyorum.
* * * *
Dram 21 aydır devam ediyor, Sudan iç savaşının 2025 yılında sona ermesi hayli müşkül gözüküyor. Sudan krizinde varılan aşamayı şöyle özetleyebiliriz: Savaşa tutuşarak Sudan halkını perişan eden (150 bin ölü, evini terk eden 8-9 milyon,1,5 milyonu komşu ülkelere) düzenli ordu ile paramiliter ordu (Hızlı Destek Güçleri-RSF) arasında artık bir ayırım yapılıyor. Rusya taraf değiştirerek düzenli orduyu desteklemeye başladı.
* * * *
Daha kötü olanın RSF olduğu kanaati yaygınlaşıyor. Son aylarda düzenli ordu başkent Hartum ve Al-Jazira eyaletinde taarruzlar gerçekleştirdi. Vaşington ahiren RSF'in başındaki General Hamdan Dagalo'yu (Hemeti) yaptırımlar listesine dahil etti. Bu çok gecikmiş bir tedbir. ABD'nin bu adımından uluslararası toplumun ateşkese/barışa Al-Burhan’dan yana ağırlığını koyarak ulaşmak istediği sonucu çıkıyor.
* * * *
Halen RSF'i destekleyen iki ülkenin (Birleşik Arap Emirlikleri ve Çad), gecikmeksizin ve kuvvetle uyarılmaları/sarsılmaları barış açısından zorunlu hale geldi. Abu Dabi, Afrika Boynuzu'nda sergilemekte olduğu güç gösterisi hevesinden vazgeçerse, Çad da onu takip edecektir. Sudan kıtanın yegâne çatışma alanı değil. Doğu Kongo'da 30 yıldır barış ve istikrar sağlanamıyor.
* * * *
Sebebi bölgede ikamet eden farklı etnik topluluklar ve daha ziyade yasadışı madencilik. Başta komşu Ruanda’nın desteklediği M-23 olmak üzere, komşu ülkelerden bölgeye yerleşen silahlı grupların faaliyetlerinin sebep olduğu çatışmalar nedeniyle bölgeden 7 milyon kişi ayrılmak zorunda kaldı. BM Barış Gücü ile bölgesel örgütlerin askerleri, yüz civarındaki silahlı gruba karşı etkili olamadılar ve gözden düştüler.
* * * *
Sorunun çözümünde geçtiğimiz yıllarda Kenya’nın liderliğini izledik, 2024‘te ise Angola'nın önderliğine şahit olduk. Geçtiğimiz aralık ayında KDC ve Ruanda liderlerinin, başkent Luanda’da bir araya gelip uzlaşma için önemli bir adım atmaları beklenirken, zirvenin ertelendiğini basından duyduk. Angola, 2025‘te Afrika Birliği'nin dönem başkanlığını üstlenecek. Cumhurbaşkanı Lourenço'nun, bu sıfatıyla “Doğu Kongo” krizine bir çözüm bulmasını yürekten diliyoruz.
* * * *
Çad‘a göz atınca ne görüyoruz? Çad'da cephede ölen (2021) mareşal babasının yerine geçen oğul General Mahamat İdris Deby geçti. Deby 'nin, taahhüt ettiği seçim takvimine uymak suretiyle, hukuki zemini tamamlayarak, serbestliği tartışmalı da olsa, seçimleri gerçekleştirerek, mayıs 2024’te babasının koltuğuna oturdu. 34 yıldır Çad'ın başında olan Deby ailesini koltuktan indirmeye niyetlenen çeşitli aşiretler mevcut. Askeri açıdan Sahel'in en güçlü devleti olan Çad aynı zamanda Fransa'nın en sadık müttefiki olarak bilinir.
* * * *
Ancak, 1984 doğumlu genç liderin, geçtiğimiz kasım sonunda Paris ile askeri ittifak anlaşmasını iptal ederek Fransız askerlerinin ülkeyi terk edeceklerini açıklaması sürpriz oldu. Mayıs seçimleri öncesinde ABD askerlerinin ülkeden ayrıldıkları, Rusların Çad'da batılıların yerini (henüz) dolduramadığı, Macaristan’ın bu boşluktan istifadeye çabaladığını görüyoruz.
* * * *
Ancak Macarların (Victor Orban'ın oğlu bu işe bakıyor) bir ilerleme kaydedemedikleri dikkate alındığında, 2025 itibariyle Çad'ın diğer Sahel komşularına benzer şekilde artık yabancı askerden arındırılmış olacağını söyleyebiliriz. Sudan'daki çatışmalardan kaçan yarım milyonu aşkın mülteciyi barındırmak zorunda kalan Çad, geçtiğimiz yıl, BAE ile yakınlığı (parasal ve askeri) nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu. BAE, Sudan'da savaşan taraflardan RSF güçlerine silah vs. yardımları Çad üzerinden yapmayı sürdürüyor. 

Yorumlar