İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Keman ruhun gıdasıdır

Keman ruhun gıdasıdır

“Müzik ruhun gıdasıdır” diye boşuna dememişler. Ben bu cümleye yürekten inanıyorum çünkü müzik, insanın ruh halini jet hızıyla değiştirebilen ve insana en yakın dost olan ve hatta bazen insanı en iyi anlayan büyülü bir dünyadır. Bana göre hayatın olmazsa olmazıdır. Enstrüman çalmak ise birçok insanın istediği bir eylemdir. Özellikle öyle bir enstrüman var ki, belki de en duygusalı ve en içteni…

Kemanın büyülü dünyasına adım atmak ve keman çalmayı öğrenmek birçok insanın hayalidir. Öğrenmesi oldukça zor olan kemanı ustaca çalmak, sabır, çaba ve zaman gerektiren bir süreçtir. Keman dinlemenin insanı iyi hissettirdiğini biliyorum fakat sadece bununla da kalmadığını pek çok faydası olduğunu yeni öğrendim. Buna geçmeden önce kemanın tarihçesine kısa bir göz atalım.

Kemanın temel yapısı ve tasarımı, 16. yüzyılda İtalya'da geliştirilmiş. Ünlü İtalyan yapımcılar, kemanın şeklini ve özelliklerini optimize ederek modern kemanın temelini atmışlar.

İlk keman olarak kabul edilen enstrümanlar, Orta Asya'daki göçebe topluluklarda M.Ö. 9. yüzyılda ortaya çıkan yaylı çalgılarmış. Bunlar at kılı veya diğer doğal malzemelerden yapılmış tellere sahip ahşap bir gövdeden oluşmakla birlikte ilk keman benzeri çalgılar bu bölgede ortaya çıkmış çünkü bu topluluklar için müzik, önemli bir kültürel ifade biçimiymiş. İlk kemanların ortaya çıkışı ve gelişimi, müziğin tarih boyunca evrilen bir ifade biçimi olduğunu ve çeşitli kültürler arasında paylaşıldığını gösteriyor. Keman, bu evrimsel sürecin bir sonucu olarak günümüzdeki klasik ve çağdaş müziğin önemli bir enstrümanı haline gelmiş.

Şimdi gelelim sadece kulağımızı değil, kalbimizi ve ruhumuzu da yakalayan bu büyülü enstrüman kemanın faydalarına…

Araştırdığım bilgilere göre keman çalmak, konsantrasyon ve hafıza becerilerini geliştiriyor. Keman, içsel duyguları ifade etmenin bir yolu olduğu için bu enstrümanın tınıları, derin duygusal bağlar kurmaya ve duygusal dengeyi sağlamaya yardımcı olabiliyor.

Keman çalmak, el ve parmak kaslarının gelişimine katkıda bulunup, el ve göz koordinasyonunu geliştiriyor.

Ve en önemlilerden birisi de stresi azaltması. Keman çalmanın faydalarından bir diğeri de ruh sağlığına iyi gelmesidir. Müzik, stresi azaltmanın güçlü bir yoludur. Keman çalarken, endorfinlerin serbest bırakılması ve rahatlatıcı bir etki yaratılması mümkün olabilmektedir. Bu da zihinsel ve duygusal rahatlama sağlamaktadır.

Ve “Müzik ruhun gıdasıdır” diye başladığım yazımın finalini “Keman ruhun gıdasıdır” diyerek noktalıyorum.

Yorumlar