“Alevlerin Ardındaki Gerçek: Otel Yangını ve İhmaller”
Geçtiğimiz günlerde Bolu’nun gözde kayak merkezlerinden Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangın, 78 kişinin hayatını kaybetmesine ve onlarca kişinin yaralanmasına neden oldu.
Hayatlarımızı cebe sığdırdık
Bir zamanlar geniş avlularımız vardı. Şimdi dar ekranlarımız var. Bir avlu düşünün. Ortasında bir su kuyusu, kenarlarında dalları meyveyle dolup taşan incir, nar, ayva, erik, dut, kiraz ağaçları.
Ölünce beni kim yıkayacak?
İstanbul’un farklı noktalarında asılı duran afişte yazılı bu soru zihnime kazındı: “Ölünce beni kim yıkayacak? ” Biraz korkutucu bir havası vardı, kabul ediyorum. Ama aynı zamanda insanı düşündürüyordu. Ölümle yüzleşmenin başka bir boyutuna dokunuyordu sanki.
Ömrümüzden bir yıl daha eksilirken
Zaman… Ne garip bir kavram, değil mi? Elle tutulmaz, gözle görülmez; ama varlığı hayatımızın en büyük gerçeği. Geçtiği her an ömürden bir yaprak daha koparıyor. Bir yıl daha geride kalırken, insan ister istemez durup düşünüyor: Bu yıl bize neler kattı, bizden neler aldı?
Simli kartpostallar ve musmutlu yıllar
Eskiden yılbaşı yaklaşırken kırtasiyelerin vitrinleri rengârenk kartpostallarla dolup taşardı. Hele o simli kartpostallar. Onların yeri bir başkaydı. Kim bir simli kartpostal gördüğünde heyecanlanmazdı ki? O parıltılı yüzeylere bakar, adeta içindeki büyülü dünyaya dalardık.
