Sevim Güney
[email protected]
İşimiz gücümüz elalem ne der?
Seyyal Taner’in bir şarkısı vardı. Sözleri şöyleydi; Hayatın tadına varamıyoruz /Yaşıyoruz ama anlamıyoruz / Hepimizi sarmış sanki huzursuzluk / Bir şeyler istiyor, yapamıyoruz / Böyle gelmiştir bu, hep böyle gider / Herkes birbirinden durmaz, laf eder, söz eder / Yalan, yanlış, doğru, herkes bir...
Covid, Allah'ın gazabı mıydı?
Türkiye’de, 11 Mart 2020’de ilk Covid-19 vakasının görülmesi ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “Küresel Pandemi” ilan edilmesiyle birlikte, son üç yılımızı pandemi terörü ile geçirdik. Hayatımız normale dönmüş olsa da, yeni varyantlardan söz edilmesi toplumda tedirginlik yaratmıyor değil.
Troya Müzesi ve Antik Kenti
“Bu coğrafyanın rüzgarını, toprağını, gökyüzünü, denizini, zeytin ağaçlarını ve taşlarını hafızanıza yazın. Troya hikayesinin gizemli dünyasına hoşgeldiniz”***Ünlü ozan Homeros’un İlyada Destanın’da bahsettiği Troya’dayım.
Eros ve Psyche’nin aşkı
Hani yeni bir ayakkabı giyersiniz. Ayağınıza vurur. Bir bakmışsınız, topuklarınız su toplamış şişmiş parmaklarınız. Fakat yoldasınızdır ve o acıya katlanmak zorunda kalmışsınızdır. Çaresiz olduğunuzdan, acıyı unutmaya çalışarak, kanaya kanaya gideceğiniz yere odaklanırsınız. O acının tarifi yok!
Elimizde mızrak, kıçımızda yaprak...
Evrene ne mesaj yollarsan seni bulurmuş derler. Son birkaç yıldır, siyasilerin “eskiden o yoktu, bizden önce bunlar da yoktu” söylemlerine karşılık, halk röpörtajlarında bu söz çokça dillendirilir oldu. Henüz mızrağımız yok ama sanki yaprağına az kaldı gibi. Paramızın değeri yok olmuş.
