Sevim Güney
[email protected]
Yurtta bir bayram havası!
Elimdeki kağıtta yazılı bulunan ihtiyaç malzemelerini temin etmek üzere markete attım kendimi. İçeride müşteri çok olmamasına rağmen, kasada ödeme kuyruğu var. “Belli ki bir sorun var” diye düşünüyorum. Yaşı ilerlemiş bir bey, pantolonunun cep astarlarını çıkarmış kasadaki hanıma gösteriyor.
Ye Türküm ye!
Çarşıya pazara giderken düşünüyorum. Eskiden bir ev satın alabildiğimiz miktarlarla, şimdiler de bir haftalık sebzeyi meyveyi zor alabiliyoruz. O kadar parayı taşımak bile sıkıntılı. Neden hala 500 -1000 lira çıkartmamakta direnirler ki?
Tabii ki Kurumoğlu değil, İmamoğlu...
Gündemimiz seçim. Pazar günü yapılacak oylamada, yaşadığımız yeri yaşanır, daha yaşanır hale getireceğini düşündüğümüz adayı seçip, bir sonraki seçime kadar yetki vermiş olacağız. Ben de herkes gibi adayları ve ekiplerini tanımaya çalışıyorum.
Hatıran yeter...
Gün içinde kendimi bir kahve ile şımartayım dedim ve ocağın başına geçtim. O arada youtube’da dinlemekte olduğum bir haber kanalı reklama girmiş. Bir şarkı sesi geliyor. Aa, hoşuma gitti, ben de söylemeye başladım. Gülden Karaböcek’in sesinden “Hatıran Yeter” şarkısı çalıyordu.
Ya benimsin ya toprağın!
Bilirsiniz, bizim meşhur kamyon arkası yazılarımız vardır. Aracın şoförü, aşkının ne kadar tutkulu, ne kadar vazgeçilmez olduğunu cümle aleme göstermek için “ya benimsin ya toprağın” yazar kocaman yazılarla.
