Bir belediye, iki CHP: Biri onurlu, diğeri bordrolu
Beykoz’da siyaset artık isimlerle değil, duruşlarla ölçülüyor. Bir yanda; “Ben bu düzene ortak olmam” deyip koltuktan kalkanlar. Diğer yanda; “Ben şirkete müdür olayım da yeter” diyenler.
CHP bu hale nasıl geldi?
Bir partinin içten içe tükenişinin anatomisi. Eskiden CHP’nin bir ideolojisi vardı. Şimdi ise algoritması var. Beğeni toplayan tweet’ler, WhatsApp gruplarında dönen mesajlar, Instagram postlarının altındaki trol yorumlar üzerinden yürüyen bir siyaset bu. Herkes çok değişti, ama en çok da CHP.
“Dayanamıyorum, ben bir anneyim! Feryadımı duyun...”
İzmir Şehir Hastanesi’nin önünde, gece gündüz nöbet tutan bir anne var: Gülseren Çalık. Oğlu Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediye Başkanıyken tutuklandı. Ameliyat geçirdi, ardından yeniden cezaevine gönderildi. Fenalaştı, hastaneye kaldırıldı, anjiyo oldu. Yine cezaevine götürüldü.
Beykoz’da CHP yönetimi çöktü!
Cumhuriyet Halk Partisi, Beykoz’da belki de tarihinin en büyük yönetim zaafıyla karşı karşıya. Bugün Beykoz’un başında duran üçlü — Gülsüm Yılmaz, Özlem Vural Gürzel ve Mahir Taştan — CHP’nin yerel yönetim anlayışını hem itibarsızlaştırıyor hem de Beykoz halkının güvenini sistemli şekilde tüketiyor.
Bir Meclis üyesinin çaresizliği!
Bazen bir siyasetçinin sesi, yalnızca söylediklerinden değil, arkasındaki sessizlikten yankılanır. CHP’li Beykoz Belediye Meclis Üyesi Taner Aksu’nun son meclis toplantısındaki konuşması da tam olarak böyle bir yankıydı.
