Kanıksanmış kölelik!
Hem de meslek lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul sanayi bölgelerinde ilk işimi ararken. 1957 yıllarında yazılmış kitaptaki Bekçi Murtaza’nın otoriteye aşırı sadakati, çevresindekiler başta olmak üzere, ceberrut devlet karakterini alttaki herkese boca ediyordu. Kızının ölümünü bile göze alarak.
İttifaklar ve akrabalıklar
İlkel zamanlardan beri aynı akrabalık aidiyeti içinde olan insan gruplarının günümüze kadar gelen serüveninde, klan ilişkisi uluslaşmaya kadar gelen bir süreç izledi. Sınırsız ve sınıfsız yeryüzü ütopyasın da insanın nereye doğru everileceğini bu güne bakarak hayal edebiliriz.
Hem yeşil hem sol
“Yağacaksan yağ be mübarek! ” diye geçirdi içinden. Yağmur ve güneşin bu kaçamak hali duygu dünyasına azap veren vefasız bir sevgili işkencesi gibiydi. Çoğu zaman olduğu gibi yine geçmişe yolculuk etmeden duramıyordu.
Size hak olup da bize olmayan ne?
Arkası kesilmeyen telefonlara da fazla önem vermedi. Neşesi yerindeydi. Kafasında kamuoyuna yapacağı konuşma şimdiden şekillenmeye başlasa da bu gece deliksiz bir uyku için hiçbir neden yoktu.
Asi Nehri'nin gözyaşları...
Babası memur olan Murat iki ablasının arkasında dünyaya geldiğinde, öğretmen baba ve annenin evinde bir sevgi çemberi oluşmuş, tüm akrabaların, dostların, komşuların payına düşecek kadar mutluluğa sebep olmuştu.
