Okyanus ötesinden küresel deliliğin ve Orta Doğu’nun kırılma gecesi
Bir zamanlar dağların ardında, sisli vadilerin arasında, Mezra diye bir yer vardı. Orada insanlar azdı, ama hikâyeler çoktu. Her evin bir geçmişi vardı, ama hiçbir anlatı Mezra’nın güvenliğini sağlayan çoban köpeklerinin yazgısı kadar kanlı değildi. Mezra halkı kendi hâlinde yaşardı.
Çöpçünün maaşı profesörünkinden fazla olur muymuş?
İzmir Temizlik İşçileri Grevi bitti. Oldukça çok ses getirdi. İşçi taleplerine, bilir bilmez öyle suçlamalar yöneltildi ki; sanırsın ülkeyi bugünkü açlık ve yoksulluğa sürükleyenler yirmi bin işçiymiş gibi… Ne küfürler, ne azarlamalar!
Katliamın ekonomisi
Türkiye'de Çorum, Maraş, Sivas gibi öncesi ve sonrası katliamlar hâlâ tam olarak yüzleşilmemiş dosyalar olarak aramızda dolaşıyor. Faili belli, planı açık, sonuçları ağır bu olaylar ne bireysel nefretin ürünüydü ne de “kimliği belirsiz karanlık güçlerin” eseri.
19 Mayıs illüzyonu
Yine bir 19 Mayıs… Her yıl aynı törenler, aynı nutuklar, aynı “gençlik” vurgusu. “Ey Türk Gençliği! ” diye başlayan o meşhur hitabe, sanki tüm gençler aynı geçmişten, aynı hayattan, aynı aileden gelmiş gibi tekrar tekrar okunur. Ve devam eder” Türk önde, Türk ileri”.
Cevap hakkı
Sayın muhatap, 16. 05. 2025 tarihinde tarafından kaleme alınan “Erol'un ölümü işçi sınıfının suskun çığlığı” başlığı ile gazetenizde yer verdiğiniz ve Hasan BAKİ'YE ait köşe yazısındaki hususlar gerçek dışı olup, Müvekkil Şirket'in itibarını zedelemektedir.
