Sandık, savaş ve iktidar: Burjuva demokrasisinin sınırları
Demokrasi dedikleri şey nedir? Sandık mı, oy mu, yüzdeler mi? Yoksa daha derinde, görünmeyen bir gerçek mi var? Demokratik emekçi sınıflar tarafından bakıldığında mesele aslında oldukça nettir: Kapitalizmin demokrasisi, biçim olarak halkın yönetimi gibi görünür; ama özünde sermayenin iktidarını...
Tanrılar çıldırmış olmalı
ABD ve İsrail’in İran’a ve Ortadoğu halkalarına yönelik başlattığı saldırı, bir kez daha dünyanın mazlum halkları için güvenli yer olmadığını dehşetle yaşıyoruz. Kapitalist dünyanın yolsuzluk, sömürü, zorba ve pedofili suçluları tarafından yönetiliyor olması kaçınılmaz olanı yaşatıyor insanlığa.
Kapitalizm varken cehenneme gerek yok
Kadim dinler, zulüm ve günahın cezasını öteki dünyada bir cehennem azabı olarak betimler. Oysa bugün içinde yaşadığımız kapitalist dünya düzeni, milyarlarca insana daha hayattayken cehennemi yaşatıyor. Öyle ki, “öteki dünyada cehennemden korkmaya gerek yok; bu dünyada ona fazlasıyla alıştırıldık.
Ortadoğu’da iktidar din ve algı çöküşü
Savaş, göç ve yoksulluğun ürettiği siyasal körlük üzerine. Ortadoğu bugün yalnızca savaşların, göç dalgalarının ve yoksulluğun coğrafyası değildir; aynı zamanda algının sistemli biçimde daraltıldığı, toplumsal aklın sürekli olağanüstü hâl içinde tutulduğu bir siyasal laboratuvara dönüşmüştür.
Ahlak, vicdan, eşitlik ve kısır döngü
Takvimde bir yılı daha geride bıraktık. İçi beni yakar dışı sizi der halkımız. Bir öncekinde ne olduysa bu yıl sonu da çok faklı değil. Herkes bunu bilir ama geleceğe olan umut yeniden filizlenecekmiş gibi bir beklentiye hazırlanırız.
