Erol Sırrı Yolcu
[email protected]
Söz konusu özlemek ise
Ormanlara değer veren Atatürk’ü özlüyorum. Atatürk’ün ağaç kesilmesin diye,“Hayır, gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştırırız”Sevgisini özlüyorum. Kıbrıs’ta zulmü sona erdirmek adına Ecevit’in,“Ayşe tatile çıksın”emri verecek lider özlüyorum.
Doğanın uyanışı
Gözlerimin görebildiği gökyüzünün altında düşen çiğ tanelerinin şıpırtıları, sineğin vızıltısının eşlik ettiği doğada uyandım. Oğlumun uyandığında kocaman açtığı simsiyah gözleriyle beni gördüğü andaki kıvırcık saçlarıyla gülümsemesi gibi uyanışın her zerresini görmek kadar ne güzel olabilir.
Müsilaj!
Sizler bu yazıyı okurken, ben Kırklareli – Demirköy – İğneada beldesine bağlı Bulgaristan sınırındaki Begendik (eski adı: Ayastefanos) köyündeyim. Misafirperver dostlarımla birlikte sohbet ederken, kahkahalarım eski günlerimdeki gibi eşsiz bucaksız gökyüzünü adeta çınlatırken, yüzümde unuttuğum...
Ne istedik ne alamadık!
İnsanoğlu nankördür. Bunun sebebinin de ilk gıdasını çiğ sütten aldığı için söylenir. Alır alır alır, bir kere vermeyince kötü olur. Kış boyunca “ah yaz gelse de kemiklerimiz” ısınsın deriz. Yaz gelir sıcaktan bunalırız, “biraz rüzgâr essin “ diye dualar ederiz.
Saros...
“Vallahi Billahi kazanacağız. ”Yaz geldi çiçekler rengârenk açıp, arılar çalışmaya başladı. Deniz tüm güzelliğini yeşil, mavi, kahverengi, ela bakan gözlerimize kendini sundu.
