Erol Sırrı Yolcu
[email protected]
Diren
Günü, sabahın ilk ışıklarıyla Haliç’in eşsiz manzarası eşliğinde Pierre Loti tepesinden Galata Kulesini izleyerek yüzümü laboratuvarlarda hazırlanan nemlendiricilerden çok daha etkili sevgilinin okşadığı narin ellerini andıran meltem rüzgârı eşliğinde karşıladım.
Aşı olmalı-yız
Bir musibet, müsait misiniz, yatacak yeriniz var mı? Misafir Kabul eder misiniz? Sormadan, selamsız, vizesiz gecenin bir vakti tek imzalı kararnameye dahi gerek duymadan geldi. Baş köşeye oturdu. Büyük lafı dinleriz. Sosyal mesafe dediler.
Aşk mı?
Yüzüne sadece senin dokunduğun, rüzgârın dahi yalamasına kıyamadığın sevdiğin olsun istersin. Uzağında olsa da, yanında olduğunu hissettiğin, özlemle beklediğin yârin olsun istersin. Şımarmak, nazlanmak, gözlerine bakarak yıldız gibi kayıp gideceğin sevdan olsun istersin.
Etik mi?
Ulus olarak yıllardır PKK’sı, FETÖ’sü, hırsızı, arsızı ile uğraşırken birileri de bizim topraklarımızla meşgulmüş. Biz onlarca, yüzlerce vatan evladını toprağa verip gözyaşı dökerken, birileri nasıl en değerli varlıkları satarız diye ter döküyormuş.
Pazar yazısı yazmak
Su istemem, her harf dudaklarımı ıslatır. Yemek istemem, her kelime doyurur. Dertleşmek istemem, cümleler bana en iyi sırdaştır. Paragraflar yol haritam olur. Kimseyi incitmeden, üzmeden bildiğim doğruları yazmak hedefimdir. Yazarken, kâh ağlıyorum, kâh gülüyorum, düşünüyorum.
