Canan Murtezaoğlu
[email protected]
Atatürk’le inatlaşmak
Bugüne kadar ne kazandırdı ya da kazandıracağını umanlar mı var? 10 Ağustos 1915’in Çanakkale’sinde, kanlı boğuşmalarla geçen beş günün sonunda Mustafa Kemal ve askerleri Conkbayırı’nda büyük bir zafer elde ettiler.
“Türk yaratılıştan şendir, şatırdır”
Millet olarak yorgunuz; hemen her konuda mücadele veriyoruz. Kurumlara, siyasetçilere güvenimizi büyük ölçüde kaybettik. Evet, umudumuz hep var olacak ancak yarınlara olan inancımızı daha ne kadar ayakta tutabileceğiz? Diğer yandan neşemizi kaybettik; insanımız gülmeyi unutmuş görünüyor.
Şimdi!
Savunma Bakanı ve Padişah’ın ısrarlı çağrılarına “gelemem” yanıtı vermiştir Mustafa Kemal Paşa. Nutuk’taki satırları verelim: “En sonunda 8/9 Temmuz 1919 gecesi, Saray’la açılan bir telgraf başı konuşması sırasında, birdenbire perde kapandı ve 8 Haziran’dan, 8 Temmuz’a kadar, bir aydır devam eden...
Yeniden mandacılık mı?
Türk milleti hemen tepki veren bir millet değildir ancak belleğine, gönlüne not düşer. Türk milleti, hoşgörülüdür ancak sabrı zorlanırsa kükremiş sel gibi olur, bendini çiğner aşar.
Bengü taşlar
“Bengü Taşlar” ifadesi ile anlatılmak istenen sonsuzluktur; Orhun Abideleri’nin, sonsuzluğa kadar kalması dileğidir. Bu dileğin sahipleri, yazıtlardaki Bilge Kağan ve Kül Tigin’dir. Tıpkı, “Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.
