Anıl Boduç
[email protected]
Sabahın dördü
Saat sabahın dördü. Dördü çeyrek geçiyor üstelik. Mutsuzluk ve umutsuzluk orduları kuşatmış, taştan inşa ettiğimiz yaşama sevincimizi. Bir sigara yanıyor sonra bir tane daha. Peşisıra bir cılız kibrit ateşi karanlığın içinde. Çaresiz bir kabulleniş ve ıssızlık karanlıkta.
Ekrem İmamoğlu niyetini açıkça ortaya koymalı
CHP'de sular durulmuyor. Bir yanda Kılıçdaroğlu cephesi bir yanda İmamoğlu cephesi derken tartışmalar sürüp gidiyor. Peki bu tartışmaların CHP'ye veya ülkeye bir faydası var mı? Yok. Bu tartışmaların değişim bayrağı taşıyan İmamoğlu'na bir faydası var mı? O da yok.
Bir Meksika filmi: La Dictadura Perfecta
Malum bayram. Böyle bir zamanda siyaset, ekonomi vs konuşmak yerine sanattan vs söz edelim derim. Son günlerde izlediğim bir takım filmlerden bahis açmak isterim. Bunlardan birisi Mükemmel Diktatörlük.
Bu ülkede yeraltı edebiyatı zor!
Malum günlerden pazar olunca biraz edebiyattan, sanat ve sepetten dem vurmak istedim. İçimiz dışımız siyaset, içimiz dışımız politika olunca kaçacak, sığınılacak en güzel liman kuşkusuz sanattır. Güzel şarkılar, güzel kitaplar ve amansız filmlerde kendini bulma girişimleri.
İşte geldik gidiyoruz
Türkiye ekonomik krizden geçiyor. Merkez Bankası’ndaki dolar rezervleri giderek azalırken, 14 Mayıs seçimleri sonrasında Kapalıçarşı ile bankalar arasında yaşanan döviz farkının azalması tartışmalara neden oldu.
