Anıl Boduç
[email protected]
Niko'yla niye gerildik?
Ege üzerinden yine Yunanistan'la savaşmayı hayal edenler, savaş tamtamcıları, Allah ordumuza güç versin güzellemeleri yapanlar, ellerini ovuşturmuş kan akmasını bekleyenler, bomba patlamasını umanlar; hepsi kendi saltanat kayığının derdinde. Havada it dalaşı su da mil dalaşı.
My Way...
Kapkaranlık bir gecenin koynundan çıkmışım. Sabah üstüme üstüme geliyor. Gözlerimi ovuşturuyorum ellerimle ve biçimsizce esneyip kalkıyorum yataktan. Ev çok sessiz. Bir ses olmalı her daim. Gece ya da gündüz fark etmez.
Lili Marlen türküsü
Ahmet ve ben gecenin karanlığına aldırmadanadımlıyoruz yolları. Ahmet, kederli bir sigara tüttürmüş. İzmaritin ucunda arada bir yanıpduran ateş, kılavuzumuz misali yürüyoruz. Yağmur yağıyor.
Bir garip yaz anısı
Eski Kampana'da akşam üstü. Barın hopörlerinden Teoman'ın sesi yükseliyor. Param parçaaaaa aaaaaa, param parça aaaaa – aaaaa. Tanrı'm ne kederli bir akşam üstü. Barda oturuyorum. Karşımdaki küçük televizyonda İtalya 2'inci Ligi'nden bir maç var.
Leonard Cohen anısına
Havalar soğumuştu. Dışarıda yağmur çiseliyordu. Ne mavi ne siyah, bohem bir grilik yapışmıştı sanki gökyüzüne. Böyle havalar yazar olmak ya da ressam filan olmak için birebir diye içinden geçiren Kamil, kitap yazacak mecali ve yeteneği olmadığından kendini sokaklara atmayı tercih etti.
