Sevim Güney
[email protected]
İki siyasi mahkum; Kılıç ve kalem
Düşünmenin, daha doğrusu düşüncenin dile getirilmesinin suç olduğu geçmişten günümüze var olan bir sorun. Her gelen hükümet kendisine zarar vereceği korkusuyla kalemin gücünden korkmuş ve her dönemde bunu baskılamaya çalışmış. Basın tanımını mı değiştirsek acaba?
Sizin enflasyonunuz kaç?
Gözler, kulaklar 3 Şubat’ta TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) açıklayacağı enflasyon oranına kilitlenmişti. Aslında bu merak kuruma olan güvenin sarsılmasından ötürü. Yoksa gerçek enflasyonun ne olduğunu bizler yaşayarak, görerek buluyoruz. “Umuyorlar” umdukları gibi de çıkıyor!
Ekrem İmamoğlu mu en büyük derdimiz?
En büyük problemimiz sanki Ekrem İmamoğlu’nun balıkçıya gidişiymiş gibi, günlerdir bu tartışmaları dinliyoruz. Büyükşehir Belediyesinin kaybedilmesini hala hazmedememiş olacaklar ki, her fırsatta kargaşa çıkaracak bir açığını arıyorlar.
On beşler / Kanunisani 28
“Tarih sınıfların mücadelesidir / 1921 kanunisani 28 / Karadeniz, burjuvazi biz / On beş kasap çengelinde sallanan on beş kesik baş / Yoldaş! Bunların isimlerini aklında tutma sen fakat / 28 kanunisaniyi unutma!
Martılar simitsiz kaldı
İnsan denilen varlık galiba canlılar arasında en karmaşığı. Bireysel olarak içinde bulunduğu küçük topluluklarda tamamen ne istediğini bilen, hakkını arayan ve hak ettiğinin peşinde koşan insan, ne yazık ki ülke söz konusu olduğunda bu görevi yerine getirmekten aciz kalıyor.
