Sevim Güney
[email protected]
Fotoğraf tarihe belgedir
Fotoğraf varsa çoğu zaman kelimelere gerek yoktur. Sözlere dökülemeyen duyguları, acıları bir fotoğraf karesi bize eksiksiz anlatabilir. Bazen bir yangın, bazen savaştan kaçış, açlık, ölüme yakınlaşmış bir çift bakış, sahile vurmuş ölü bir bedenin fotoğrafına bakarken, “bu nasıl çekilebilir?
Fakir tezek yaksa...
Sokakta, çarşıda, pazarda gündemle alakalı soru sorulan çok sayıda kişi, “Ben Avusturya’dan geldim, ben Almanya’da yaşıyorum, Hollanda, vs. ” diye cevap veriyor. AVM’lerde oturanlara ve alışveriş yapanlara dikkat ettiyseniz bilirsiniz. Turist olmayan yabancı dolu ortalık.
Az gittik uz gittik...
En çok tutuklu gazetecisi bulunan ülke sıralamasında, ilk sıraları kimselere kaptırmama yolunda yine iddialıyız! Bugün yazımın başlığını Aziz Nesin’in kitabında yer alan bir makaleden aldım. Ne yazık ki, geçmişten günümüze basın özgürlüğü konusunda hiçbir ilerleme kaydedememişiz.
Adımız andımızdır!
Elimde sararmış, sekiz sayfalık ama günümüz gazetelerinden biraz daha geniş yapraklı bir gazete var. 19 Mayıs 1964 tarihine ait bu gazetenin adı “Adımız andımızdır” alt başlığı ile çıkan Ulus gazetesi. Gazeteyi elimden bırakamadım ve farkettim ki üç saatir gazeteyi bitiremiyorum.
Nostaljik seyahat
Bugün, ülkenin sinir bozucu gündeminden bahsetmeye ara verip, zaman tünelinde bir yolculuğa çıkarak nostalji yapalım. Ne kadar uzağa? Taa 1964 yılının Mayıs ayına. Ben o yıllarda hayatta değildim henüz elbet. Nereden çıktı bu diye merak ederseniz eğer, elimde bulunan o yıla ait bir gazeteden.
