Mehmet Mert
[email protected]
Beterin beteri var...
Geçen yıl bu günleri arar olduk. Oysa daha geçen yıl da isyan ediyorduk. Olmaz diyorduk. Nasıl olur diyorduk. Bu da mı oldu diyorduk. Bu bize nasıl olur falan diyorduk. *Aradan geçen bir yılda ülkemiz daha da kötüye gitti. Darbeye maruz kaldık. Patlamalar yaşadık. Krizler yaşadık.
Provokasyona dikkat...
Tarifsiz acılar yaşıyoruz. Akıl almaz olaylar, saldırılar, patlamalar, kavgalar, sataşmalar, atışmalar. İnsanı en çok da güvendiği kişi ve kurumlar üzüyor. Tamam Türkiye'ye dört bir yandan oyunlar oynanıyor. Komplolar düzenleniyor. Provokasyonlar yapılıyor. Bunu hepimiz biliyoruz.
Manipülasyon ve gerçekler...
Manipülasyon bu günlere o kadar uyan bir kelime ki. Hele manipülasyon yapan kişiye denilen 'manipulatör' kelimesi ise tabiri caizse cuk oturur bazılarının üstüne. Siyasetçisi. Basın mensubu. Bürokratı. İş adamı. Esnafı. Spor adamı. Sıradan vatandaş. Bunlardan o kadar var ki say say bitmez.
Hayat -teröre rağmen- devam etmeli...
İnsanlık var oldukca; ölümler, savaşlar, kavgalar, katliamlar, hainlikler, alçaklıklar da var olmuştur. Maalesef olmuştur ve olacaktır. Geçenlerde bir kaç arkadaş memleket meselelerini konuşurken, arkadaşlardan birisi; ne yapacağız arkadaş, nasıl yaşayacağız! Demez mi?
Yeni Anayasa ve yerel siyaset!
Yeni Anayasa teklifi meclise geldi. Referanduma getirilir mi? Yeterli sayıya ulaşır da referanduma gerek bile kalmayabilir mi? Veya referanduma gerekli olan 330 rakamı bile bulunmaz mı? İçerisinde medya bağımsızlığı var mı? Yargı bağımsızlığı var mı? Kuvvetler ayrımı var mı?
