Mehmet Mert
[email protected]
Büyükçekmece'nin üç yanlış bir doğrusu!
Sınavlarda hep karşımıza çıkar ya; üç yanlış bir doğruyu götürür diye. Burada amaç bilmediğin soru varsa cevaplama iken, sanki -aman yanlış olursa olsun, en fazla bir doğrum gider- düşüncesine girer ya öğrenciler veya sınava girenler. Gerçek hayatta da al benden o kadar.
Vefa ve feda...
Bir semt adından ötedir 'vefa'. Ve bir şeyini 'feda' etmek, çok önemlidir. Zamanını, parasını, imkanını hatta ve hatta gerektiğinde canının bir parçasını bile 'feda' etmek her kula nasip olmaz.
Saf milletiz, bizi IŞİD de aldatır!
Biri bir şey söylüyor. Akıl yürütmeden, kafa yormadan, araştırmadan, soruşturmadan anında inanıyoruz. Bir görüntü ortaya çıkıyor, kurgu mu, polim mi, montaj mı, oyun mu, şaşırtmaca mı, kafa karıştırıcı mı? Bilip bilmeden anında inanıyoruz. Kanıyoruz. Aldanıyoruz.
Kimlere inanalım...
Tamam ortada yıllarca bir bilgi kirliliği vardı. Buna alışıktık. Ancak daha önce bir şeyi yanlış bilsek de çok fazla rahatsızlık duymuyorduk. Oysa bu günlerde öyle mi. Ölümler oluyor. Patlamalar oluyor. Suiksatler oluyor. Ve biz kimden doğru haberi alacağımızı bilmiyoruz.
İn misin cin misin...!
Bir karar ver arkadaşım. Kimsin, nesin, kimden yanasın. Gelirsin selam verirsin, hatır sorarsın, iş yerimize, evimize, ocağımıza girersin. Arkamızı döner dönmez başlarsın yaygaraya. Başlarsın iftiraya. Başlarsın hakarete, küfüre. Senin bu yaptığına ne denir, biliyorsun! Dost musun, düşman mısın.
