Erol Sırrı Yolcu
[email protected]
Hâkim bey, adalet bunun neresinde…
SeviOrman sen elimi tutunca başlardı,Yarılırdı bir incir gibi ortasından.Koşardık yukarı iki büklüm, soluk soluğa.Alabalıklarla düşe kalka, çam pürleriKeserdi hızımız, Elimi Bırakma, ElimiBırakma…Şiirin büyük ustalarından 28 Kasım 2002’de kaybettiğimiz Melih Cevdet ANDAY sevdiğine bağlılığını böyle...
Geçmişte kalan, önünü göremez!
Zamanı geldi. Gece yerini gündüze devrediyor. Sessizlik hat safhada. Binaya su basan hidrofor ve komşunun horozundan başka ses yok. Saksılarımı suladıktan sonra, sabah ve ikindi vakti içtiğim kahvemin, ilkini alarak penceremin önündeki klavyemin başındayım.
Kutsalıma, dokunma yanarsın!
Yaşam sebebim, gücüm, aldığım nefes. Gölgesinde serinlediğim. Altında ıslandığım. Işığıyla aydınlandığım. Yanında duranı kıskandığım. Gözyaşlarım, bağıra, bağıra ağladığım. Gördüğümde içim coşkuyla dolar. Yerimde duramaz kıpır kıpır olurum. Vazgeçilmezim, mutluluğumdur.
Kılıç ile kın, ok ile yay olmak!
Yalnız yaşamak bazen özenilir olur. Oysaki hayatta özenilecek çok daha özel ve de güzel şeyler vardır. Ancak insanoğlu hep olmadık şeylere özenir. Unutulmalıdır ki, yalnızlık sadece Allah’a mahsustur. Birileri evlenmek için çaba sarf eder, evli olan çocuğu olsun diye çalmadık kapı bırakmaz.
Hayat ver, mutlu ol
Yazılarım üzerine iletişim kurup tanışmıştık. Uzun zamandır telefonla sohbet ediyorduk. Artık tanışma zamanı gelmişti. Hafta içi olduğundan iş yerimden izin alarak ortak noktamız olan Mecidiyeköy’de buluşmaya karar verdik.
