Erol Sırrı Yolcu
[email protected]
Maçta, uzatmalarda bitiyor...
Bütçe, yani para…Üstüne, TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI yazılı farklı renlerdeki banknotlar. Toplantı yeri: TÜRKİYE CUMHURİYETİ BÜYÜK MİLLET MECLİSİBütçeyi seçilmiş olan değil, atanmış olan sunup, savununca ilk günden yumruklara tanık olduk.
Kadın
Güneşi biriktirdim, yağmuru savurdumKavruldum,sırılsıklam oldum. On saniye görmek için,olmayan sabrımla bekledim. On saat,bazen on beş saat,yoruldum. Fakat asla usanmadım. Üşüdüm,titreyerek bekledim. On saniye görebilmek için. Hava soğuk, ayaz,ürperdim. Sigara üstüne, sigara tükettim.
Milletin sesini duyun!
Çise çise yağan yağmurun sesi sokağa davet ediyor. Etmese de kimse tutamaz. Islanarak yürümeyi seviyorum. Öyle lahana gibi giyinerek değil. Başını örtmeden, rüzgâr yüzünü okşarken, yağmur tenini ıslatacak. Bu benim tarzım sen nasıl ıslanırsın bilemem.
Abalı halleder…
İşlerinin yoğunluğu sebebiyle telefonlara çıkmayanlar, randevu veremeyenler, 25 kuruşluk poşet fiyatlarının artması için bir anda boşa çıktılar. Zincir marketler, 50 kuruşa satılmalı dedi. PAGEV, talebe tepki gösterdi. Üzüm bahane, niyet bağcıyı dövmek. Amaç zam üzerinden poşetten para kazanmak mı?
Doğum günün kutlu olmasın!
Yağmurun sesi eşliğinde yürümenin tadını eve tıkılıp saatlerce telefonda konuşarak asla bulamazsın. Yüzünü bir enstrümantal gibi kullanan damlaların çıkarttığı nameleri usta dediklerimiz dahi yapamaz. Her damla, bir nağme, her süzülüş gözyaşı gibidir. Dudaklarını ıslatan su ise candır. .
