Anıl Boduç
[email protected]
Bayrama veda ederken Aziz Nesin'i okuyalım...
İşteeee. Geldik bir bayramın daha sonuna! Bir bayram daha paldır, küldür çekip giderken kimimiz geçmişi özledik kimimiz bugünlerin bir an önce geçip gitmesini dileyip, geleceği umduk. Kimimiz ise bugüne bakıp; “hayat bir gündür, o da bugündür” anlayışıyla yaşamamaya devam ettik.
Bayram telaşı yoksa durup göğe bakalım
Bayram telaşı diyorum dostlarım. Hani böyle anne-baba, kardeşler, ağabeyler-ablalar, teyzeler, yeğenler, amcalar-dayılar falan. Kalabalık aile sofraları diyorum. Böyle uyandığınız vakit yataktan zımba gibi kalktığınız telaşla hazırlandığınız.
Heybeliada'da virüssüz bir gün
Koronavirüs belası henüz yokken; güneş içimizi daha da bir ısıtır, rüzgar tenimizi daha da bir üşütür ve bakışlarımız birbirimize daha da bir değerken. Henüz yeni yağmıştı yağmur. Toprak kokuyordu etraf. Heybeliada'da idik. Ben ve Kamuran.
Çocuk bayramında 1 milyon çocuk işçi!
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği bir gün. Her birimizin çocukluğunda sevinç içinde karşıladığı bir gün. Sabah uyandığımızda caddelerden, sokaklardan bando geçecek diye çocuk halimizle balkonlara koşturduğumuz gün.
Sen milyar dolar sen bu kadar parayı ne yaptın?
Bugün ki yazıya başlarken size başlıkla birlikte hoş bir tebessüm bırakmak istedim. Hani bir zamanlar Flash Tv'de kocasıyla tartışan bir kadıncağız öfkeli ve şiveli bir dille “Seeeen milyaaar dolaaaar, sen bu kadaar parayıı naptııınnn? ” diyor ve kocasına öfke kusuyordu ya.
