Anıl Boduç
[email protected]
Bir garip sohbet
Bazı gerçekler var aklımızın ermediği…Hadi ama ne saçmalıyorsun. Gerçek dediğin şey şu önümdeki fincanın içindeki simsiyah kahveden ibaret. Basit düşünürsek öyle muhakkak. Nasıl düşünmemi bekliyorsun?
Elinizi vicdanınıza koyun!
Bayramın ilk günü geçen bayramda olduğugibi gürütülden, siyasetten,onulmaz tartışmalardan uzak kendimiziedebiyatın şefkatli kollarına bırakmaktafayda var. Dünya ziyadesiyle çekilmez bir hal alırken,bizi edebiyat ve sanattan başka ne kurtarabilirki?
Cumartesi sabahına
Yorgun günler, izansız günler, manası olmayan günler bu günler. Doluya koysan almıyor, boşa koysam dolmuyor denir ya hani. Hah işte öyle. İstanbul'un bir yağmurlu bir güneşli havası Ahmet Kaya'yı anımsatıyor bize; “Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe. ” diye.
Bir garip ülke...
Türkiye'nin gidişatı malum. “Suç örgütü lideri” bir yanda, kelli felli bakanlar bir yandan herkes hababam bir şeyler söyleyip, bir şeyler anlatıyor. Kimine “hak” veriyoruz, kimini çok “yanlış” buluyoruz.
Şiir dolu bir pazar
Pazar günlerini oldum olası sevmem. Herhalde ertesi gün pazartesi olduğundan olacak yahut yeni bir haftanın bütün bir ihtişamıyla üzerime çullanıyor olmasından olacak sevmiyor da olabilirim tabii. Ama şüphesiz; bir sıkıcılığı var pazar günlerinin.
