Ali İbrahim Önsoy
[email protected]
Dün ve bugün
Ne demiştik geçmişteki bir yazımızda sistemin politikacı ya da yönetici için kelime ve ayak oyunlarını iyi bilir. Hatta dört kitabı ve yetmiş iki milleti ve dili de bilir ve minbere çıkıp talkım bile verir ama üzümü sapıyla deveyi hamuduyla götürür.
Sezai Sami'den bir sevdalının anısı (3)
1980’li yılların ortasında cezaevinde tutulan siyasi tutsakların bazıları gibi akrabası da askeri adli müşavirlerin izniyle cezaevinde evlenir. Cezaevi bile olsa tutsakların içeride ve dışarıda umutları sevdikleri vardı niye kendisinin olmasın diye düşünür “narin” kızımız.
Sezai Sami'den bir sevdalının anısı (2)
Sendikal örgütlenme konusunda bilgili ve deneyimli olan bu kişiler hem bu işyeri hem de bölgede sendikal ve sınıfsal mücadeleye hız verilir. Bir kamu kurumunda hem çalışıp hem de okuyan ve bu süreçte sendikal bilgi ve tecrübesi olan ortak bir dostlarını da bu örgütlenme işinin içine katarlar.
Sezai Sami'den bir sevdalının anısı (1)
Sezai Sami yakın bir arkadaşının yaşadığı anısını paylaştı bunu kendime saklayamadım. “1979 yılının hazan dönemiydi. Yapraklar gazel olarak toprağa düşerken havada bariz bir soğukluk vardı. Hele birde, havanın kararmasıyla birlikte, İstanbul’un nemli ayazı insanın kemiklerini sızlatmaya başlatmıştı.
Enflasyonun boynunu kırdık!
“Sonunda ülkemizin baş belası enflasyonun boynunu kırdık, herkese geçmiş olsun. ” Düşürenler sağ olsun diyebilir miyiz? Çalışanların sendikal örgütlenmesini engelleyen bunun yanında sendikaların yetkisini çalışanları işten atarak düşüren.
