Ali İbrahim Önsoy
[email protected]
Masallar
Ülkemizin birçok yerinde kırklar, dedeler, babalar ve ermişlerin yatırları var. Buralara herkes dileklerini adaklarını getirir bırakır ya da dağıtır. Geçenlerde Sezai Sami’den duydum Gürün ilçesinin eski adıyla GÜBÜN köyünde ünlü bir yatır olduğunu duydum.
Halkın sırtındaki kambur
Emekli ve çalışan asgari ücretin altında gelirle yaşamaya mahkûm edilirken yasa yapıcıları olan seçilen vekil ve atanmışlar beş altı katı düzeyinde maaş almakta.
Depremin ve devletin hızı
Ülkemizin sınırları içindeki topraklar dipten gelen kara parçaların yer değiştirmesi enerji boşaltmasıyla jeolojik olaylar olmakta. Toprağın altında doğa olayları olurken üstünde yaşayan canlılar ve biz insanlar bundan büyük oranda etkileniyoruz.
İlahi yalanlar
Hani çocuklar ölmeyecekti. Hani ötekileştirmeler, çatışmalar ve kavgalar olmayacaktı. Hani fakir fukaralık ve açlık olmayacak ve enflasyonun altında kimse ezilmeyecekti. Hani pembe ebruli desenli perdeli evde mutlu mesut yaşanacaktı.
Kethuda
Bunların yönetim erkinde kılıç ve diğer entrika yapanları kadar kayıt altına alan defter tutan da önemliydi. İşte bu nedenle Bizans ve öncesi tarihi dönemde dağdaki haraminin şehirdeki adı “devlet” oluyor.
