İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çocuklarını yurt dışında okutmak isteyen ailelerin sayısı artıyor

Çocuklarını yurt dışında okutmak isteyen ailelerin sayısı artıyor

Son yıllarda Türkiye’de giderek daha fazla aile, çocuklarının eğitimini yurt dışında sürdürmesi için arayışa giriyor. Liseyi bitiren gençler kadar, daha ilkokul çağındaki çocuklar için bile yurt dışı planları yapan ailelerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu yalnızca bireysel bir tercih değil; aynı zamanda ülkenin eğitim sistemine, geleceğe ve umuda dair derin bir sorgulamanın da yansıması.

Ailelerin en temel gerekçesi, “daha iyi bir gelecek” arayışı. Akademik kalite, yabancı dil hâkimiyeti, çağdaş eğitim anlayışı, eleştirel düşünce becerileri ve sosyal imkânlar yurt dışını cazip kılan başlıca unsurlar arasında. Bunun yanında liyakat, adalet ve özgürlük algısı da bu tercihi güçlü biçimde etkiliyor. Birçok aile, “Çocuğum emeğinin karşılığını alabileceği bir sistemde yaşasın” düşüncesiyle bu yolu seçiyor. Ne acıdır ki bu düşünce, artık bir hayal değil, bir zorunluluk gibi görülüyor.

Ekonomik şartlar da bu tablonun önemli bir parçası. Yurt dışı eğitimin son derece maliyetli olduğu bilinirken, yine de aileler tüm birikimlerini, hatta borçlanmayı göze alarak bu fırsatı yaratmaya çalışıyor. Çünkü Türkiye’de işsizlik, düşük ücretler, gelecek kaygısı ve diploma enflasyonu, aileleri ciddi biçimde endişelendiriyor. Üniversite bitirip iş bulamayan gençlerin sayısı arttıkça, “Okumak artık yetmiyor” düşüncesi toplumun her kesimine yayılıyor.

Öte yandan bu tablo, ülke adına ciddi bir beyin göçü alarmıdır. En çalışkan, en umutlu, en parlak gençlerin başka ülkelerde gelecek kurmak zorunda kalması sadece ailelerin değil, ülkenin de kaybıdır. Bu gençler burada yetişiyor, burada emek alıyor; ancak meyvesini başka ülkeler topluyor. Uzun vadede bu durum, Türkiye’nin bilim, teknoloji, sağlık ve ekonomide daha da zorlanmasına yol açabilir.

Elbette her aile çocuğunu yurt dışına göndermek isteyenleri eleştirme hakkına sahip değil. Çünkü kimse evladının geleceğini riske atmak istemiyor. Asıl sorgulanması gereken, aileleri bu noktaya getiren koşullardır. Eğitimde sürekli değişen sistemler, sınav stresi, fırsat eşitsizliği, torpil iddiaları ve umutsuzluk duygusu çözülmedikçe bu tablo değişmeyecektir.

Bugün çocuklarını yurt dışında okutmak isteyen ailelerin sayısı artıyorsa, bu bir tercih olmanın ötesinde sessiz bir çığlıktır. “Burada başaramayacak mıyız?” sorusunun acı bir yansımasıdır. Oysa bu ülkenin gençleri de, aileleri de başka yerlere mecbur olmadan umutla yaşayabilecekleri bir geleceği hak ediyor. Mesele yalnızca eğitim değil; mesele bir ülkenin kendi evlatlarına yeniden güven verebilmesidir.

Yorumlar