İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

“Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz”

“Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz”

29 Ekim 1923’ten bir gün önce, Ankara’da sıradan gibi görünen fakat tarihin akışını değiştirecek bir akşam yaşanıyordu. O akşam, Çankaya Köşkü’nde toplanan bir avuç insan, sadece bir yönetim biçimini değil, bir milletin kaderini yeniden yazıyordu. Mustafa Kemal Paşa’nın “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” sözleri, o geceyi Türkiye tarihinin en anlamlı gecelerinden biri haline getirdi. Peki, bu sözün arkasında neler yaşanmıştı, her şey bu cümleyi söylemek kadar kolay mıydı? 

Sessiz ama derinden ilerleyiş

Lozan Antlaşması’nın ardından yeni Türkiye’nin temellerinin atıldığı bir dönemdi 1923 yılı. Ancak siyasi yapı bir türlü oturmuyordu. Meclis hükümeti sistemi, karar alma süreçlerini yavaşlatıyor, istikrarsızlık yaratıyor ayrıca yeniliğe kapalı bazı çevrelerin de seslerini yükseltiyordu. Mustafa Kemal, bu sistemin artık miadını doldurduğunu görüyordu. Fakat Cumhuriyet fikrini bir anda ortaya atmak, dönemin hassas dengeleri içinde oldukça riskliydi. O yüzden sabırla, stratejiyle ve en önemlisi halkın nabzını tutarak ilerledi.

Çankaya sofrası: Gölge meclis salonu

28 Ekim akşamı, Çankaya Köşkü’nde İsmet İnönü, Fethi Okyar, Kemalettin Sami Paşa gibi yakın silah arkadaşlarıyla yine o meşhur yemek masasında buluştu. Bu masa, sadece bir yemek masası değil; hayati karaların verildiği savaş meydanlarındaki gibi bir karargahtı. Mustafa Kemal, sofrada kısa ve net konuştu: “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” Bu söz, ne bir öneri ne de bir temenniydi. Bu, O’nun kararlılığıydı. Artık ok yaydan çıkmıştı. O gece sabaha kadar yeni hükümet sistemi üzerinde çalışıldı. 

Derin bir sessizlik ve…

Ertesi gün, 29 Ekim’de Meclis’te olağanüstü bir hava vardı. Mebuslar ne olacağını tam olarak bilmiyordu. Ancak Mustafa Kemal kürsüye çıktığında, sesindeki kararlılık ve gözlerindeki inanç, herkesi etkisi altına aldı. Cumhuriyet ilan edildiğinde, önce bir sessizlik oldu. Ardından alkışlar yükseldi. Türkiye artık halkın egemenliğine dayanan bir yönetim biçimine geçmişti. Mustafa Kemal, oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçildi.

Bir milletin makus kaderini değiştiren cümle

O gece yaşananlar, sadece bir rejim değişikliği değil; bir zihniyet devrimiydi. “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” cümlesi, bir liderin halkına duyduğu güvenin, geleceğe olan inancının ve tarihe yön verme cesaretinin özeti gibiydi. Bugün hâlâ o geceyi düşündüğümüzde, bir milletin uyanışını, bir fikrin ete kemiğe bürünüşünü ve bir liderin vizyonunu görürüz. 

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun, nice yüzyıllara…



 

Yorumlar