İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Hayaletin Kalbinde Bir Gün: Kapalı Maraş

Hayaletin Kalbinde Bir Gün: Kapalı Maraş

Ekim ayının serin ama güneşli bir sabahında, Kıbrıs’ın en çok konuşulan ama en az yaşanmış yerlerinden birine adım attım Varoşa’ya yani Kapalı Maraş’a. Bir zamanlar Akdeniz’in gözdesi olan bu bölge, 1974’ten sonra zamana mühürlenmiş gibi sessizliğe gömülmüştü. Şimdi ise kontrollü ziyaretlere açılmış, geçmişin hayaletleriyle bugünün meraklılarını buluşturan bir açık hava müzesine dönüşmüş durumda.

Zamanın Durduğu Sokaklar

Maraş’a ilk adımımı attığımda, sanki bir film setine girmiş gibiydim. Solmuş otel tabelaları, Kırık dökük mağaza camları, temeli atılmış ama hiçbir zaman bitirilemeyecek olan inşaatlar, Sarmaşıkların sardığı tek katlı zamanın güzel yapıları, panjurları yarı açık kalmış apartman daireleri… Her şey yerli yerinde ama terk edilmişti. Bu sokaklar, bir zamanlar Elizabeth Taylor’dan Brigitte Bardot’ya kadar birçok ünlüyü ağırlamıştı. Dünya Jet-Setinin en gözde tatil rotası bugünlerde derin bir sessizliğin ortasında.

Yürürken O günleri düşünmek

Dostlarımla beraber o sokaklarda yürürken, derin düşüncelere daldık. Sessizdik. Hepimizin zihninde o boş caddelerde bir zamanlar insanların yürüdüğü, enkaza dönmüş evlerin bahçelerinde çocukların koştuğu kareler canlandı. Kırık camlar, yazıları silinmiş tabelalar, çürümüş çatılar, kısacası her detay, buranın bir zamanlar ne kadar canlı olduğunu hatırlatıyor. Ama aynı zamanda savaşın, göçün ve belirsizliğin ne kadar derin izler bıraktığını da…

Doğa Sessizce Geri Alıyor

Kapalı Maraş’ta en etkileyici şeylerden biri de doğanın sabırlı ama kararlı geri dönüşü. Kaldırımları delen ağaç kökleri, binaların duvarlarını saran sarmaşıklar, küçücük evleri yutan dev yabani otlar. İnsan terk ettiğinde doğa beklemiyor, geri alıyor. Bu görüntüler hem hüzünlü hem de büyüleyici.

Hem Geçmiş, Hem Gelecek

Kapalı Maraş’ı gezerken, sadece bir yer değil, bir zaman dilimiyle karşılaştığımı hissettim. Bu bölge, geçmişin acılarını hatırlatırken aynı zamanda geleceğe dair sorular da sorduruyor. Maraş sonsuza dek kapalı mı kalacak? Bir ortak akıl kaderini değiştirebilir mi? Kapalı Maraş, bu soruların sessiz ama güçlü bir yankısı gibi.

Son Not

Gün bitip konakladığımız otele döndüğümüzde hala gördüklerimin etkisindeydim. Çektiğim fotoğraflara bakarken, Maraş’ın bana sadece görüntüler değil, duygular da verdiğini fark ettim. Bu yazıyı yazarken, o sokaklarda yürürken hissettiğim hafif ürpertiyi, geçmişe duyduğum saygıyı ve geleceğe dair umutları yeniden yaşadım.

Yorumlar