İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Sosyal medya ve siyaset ilişkisi

Sosyal medya  ve siyaset ilişkisi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınması ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İBB Binası önünde Saraçhane barkında düzenlediği mitinglere tüm engelemelere rağmen olağanüstü katılım ile her akşam binlerce kişinin katıldığı mitingler haline gelmişti. Mitingler ile eş zamanlı olarak farklı şehirlerde çoğunluğu gençlerden oluşan gösteri ve yürüyüşler olmuştu. Bu mitinglerde ve yürüyüşlerde en büyük etken sosyal medya olmuştu. Ekrem İmamoğlu'un ilk gözaltına alındığı akşam sosyal medyada bant daraltmasına gidilerek vatandaşlar sosyal medyaya girememişti.Fakat diğer günler hem siyasetçilerin sosyal medya paylaşımları, hemde gençlerin sosyal medya üzerinden harekete geçmesi Türkiye'de ve Dünya'da gündem olmuştu. Siyasetçilerin vatandaşa ulaşmak için kullandıkları en önemli ve etkili araç sosyal medyadır. Siyasetçiler eski dönemler gibi bir salondaki 100 ikişeye konuşmak için başka bir şehire gidip gelmek yerine sosyal medya sayfalarından binlerce kişiye hatta yüzbinlerce kişiye konuşmalarını ulaştırabiliyorlar. Bu durum Sosyal medya ile siyaset ilişkileri kapsamında, sosyal medyanın siyasetin üzerindeki etkinin kanıtlanmaya başladığı anlamına geliyor.

Türkiye devleti son yıllarda başta Facebook, Twitter ve Instagram olmak üzere çok sayıda sosyal medya şirketine mahkeme kararları göndererek binlerce sosyal medya sayfasını kapatırmıştı. Sadece Youtube Türkiye'den gelen bütün mahkeme kararlarını uygulamada. Gelen mahkeme kararların sayfa kapatma kararların küçük bir kısmını inceleyip uyguladı. 15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi ardından çok sayıda ulusal yayın yapan tv kanalı kapanmıştı. Kapanan Tv çalışanların bir kısmı işsiz kalmaktansa kendilerine Youtube üzerinden sosyal medya kanalı açarak binlerce takipçiye ulaşıp ülke gündeminde önemli bir yer edindiler. Ana akım haber kanalı olarak bildiğimiz Tv kanallarında yapılan tartışma programların gündemi çoğu zaman, Youtube yayın yapan gazetecilerin kaynak göstererek gündeme getirip açıkladıkları konuları tartıştıklarını görüyoruz. Bu durum sosyal medyadan siyaset ve ülke gündemini tartışmak, olayları gündeme getirmek için elinde cep telefonu olan herkese ulaşmak için önemli bir araçtır.

Akılı cep telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte internetin kullanım oranları da artığı görülüyor. İnternetin evrim süreci, 2000'li yıllarda sosyal medya mecralarının ortaya çıkışı sağlanmıştır. Akıllı cep telefonlarının hayatımıza girmesiyle birlikte kullanımı giderek artan sosyal medya, insanın değişmeyen bir parçası haline geldi. Günümüzde tüm dünyada yaygın olarak kullanılan sosyal medya araçları, tüketecekleri tüketim tüketicilerini, toplumdaki yerlerini ve günlük yaşantılarını belirlemede etkili bir rol oynamaktadır. Sosyal medyanın kullanıcılara kazandırdığı özellikler arasında organize olma, anlık iletişimler, yorum iletme ve arkadaş ağı oluşturma özellikleri gençlerin sosyal medyada zaman geçirme ile erişkinlerin başta alışveriş alışkanlıkları olmak üzere yaşamlarında önemli değişikler olmuştur. Son yıllarda sosyal medya ağları pek çok toplumsal harekette önemli bir rol oynamıştır.

İstanbul Taksim'de 2013'de yaşanan Gezi Parkı olayları sürecinde sosyal medya, ana akım medyaya alternatif bir haber kaynağı olmuş, gençlerin haberleşmesinde, yardımlaşmasında ve örgütlenmesinde, kitlelerin gösterilere katılmasında yadsınamayacak bir rol üstlenmiştir. Gezi Parkı olayları sosyal medya kullanımını da etkileyerek sosyal ağları buluşma mekânları haline getirmiş, yeni alternatif katılım ağlarının doğmasına vesile olmuştur.

Sosyal medyada katılım sağlayan sıradan bireylerin birbirleri ile etkileşime geçmesi ve çevrimiçi ortamda toplumsal rolleri ile varlık göstermesi, demokratik katılım bağlamında değişimlere neden olmaktadır. Son on beş yılda, tabandan gelen hareketlerin yükselişe geçmesi ve zamanmekândan bağımsız bir şekilde, yeni medya olanaklarının değişik oranlarda da olsa kullanılmasıyla yaygınlaşmış ve böylelikle, toplumsal hareketler siyasi ve toplumsal tartışmaların gündemlerinin öncelikli konusu halini almıştır. Yeni medya kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, yurttaşlar arasında haberleşme, örgütlenme ve eyleme geçme aşamalarında bu ortamlar önemli rol oynamış, bir takım kalıcı siyasi ve toplumsal değişimlere yol açmıştır.

Yorumlar