İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Ekonomik krizin insanların yaşamı üzerindeki etkisi

Ekonomik krizin insanların  yaşamı üzerindeki etkisi

Ülkemizde son yıllarda etkili olan ekonomik krizin etkisi alt gelir gurubunda olan vatandaşların yaşam tarzlarını sanılan daha fazla etkilendiğini görüyoruz. Gelir durumu iyi olan vatandaşların ise ekonomik krizlerde mal varlıklarında ve işletmelerinde küçülmeye giderler ama yaşam tarzlarında her hangi bir kısıtlamaya gitmezler.

Ekonomik durumu iyi olan yani üst gelir gurubu olarak adlandırılan kesim, ekonomik krizlerde mevcut mal varlıklarını artırmak yerin elinde olanı korumaya çalışır. Eğer ekonomi daha da kötüleşirse mal valıklarında ve işletmelerinde küçülme yoluna girerler. Ekonomik anlamda zengin olanlar ekonomik krizlerde çocukları yine özel okula gönderir, eşleri yine kuaföre gider, çocukları ve kendileri yine ünlü ve pahalı markaların ürünlerin giymeye devam eder ve aile olarak haftanın belirli günlerinde dışarıda yine Restaurantlar'da yemek yemeye devam eder. 

Sonuç olarak ekonomik krizler yaşam tarzları ve alışkanlıklarda bir değişim veya kısıtlama olmaz. Sadece mal varlıklarında azalma veya işletmelerinde çalışanların sayısını düşürüp giderleri azaltma yoluna giderler.

Ekonomik krizlerde en fazla etkilenen kesimler ise alt gelir gurubu olarak bilinen küçük işletme sahipleri, asgari ücret ile çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere kırsal kesimlerde yaşayan köylüleri sayabiliriz. 

Ekonomik krizlerde yiyeceklere, giyim, ulaşıma ve temel gıda ürünlerine gelen zamlar düşük gelir ile geçinen bu kesimi çok derinden etkiliyor. Küçük işletme sahipleri ekonomik krizlerden işleri azaldığı için ya borçlanırlar ayakta durmak için yada dikkanlarını kapatıp işsizler arasına katılırlar. Kırsal kesimlerde yaşayan köylüler çiftçilik yaptıkları için mazot'a gelen zam onların gelirlerin azalması giderlerin artması anlamına gelir. Asgari ücret ile çalışanlar ve emekliler market ve pazar alışverişinde kısıtlamaya giderler. Daha az para harcamak için yaşam tarzlarından bile kısıtlamaya giderler. 

Yeni elbise almaya daha az para ayırırlar, eskimiş ayakkabıları yerine yeni ayakkabı olmak yerine eski ayakkabıyı tamir ederler, yaz aylarında tatil yapmak yerine ya memleketine gider yada tatili evinde geçirirler. Çocukları yaz tatilinde ve okuldan kalan zamanda harçlığını çıkarmak için çalışırlar. Kadınlar mutfakta protein bakımında zengin içeriği olan ürünleri olmak yerine fiyatı uygun olan makarna, patates ve tavuk gibi ürünler ile yemek yapmaya çalışırlar.

Ekonomik krizler tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en fazla alt gelir gurubunu etkilediği ve bunun etkisi ile hayatlarında çok olumsuz etkiler yaratığını görüyoruz. Aile içinde şiddet ve artan boşanmaların çoğunluğunun altında ekonomik sorunlar olduğunu duyuyoruz. 

Oysa ekonomik sorun yaşamayan ve iyi bir ekonomik geliri olan toplumun yaşam tarzında refah ve huzur olduğunu ve herkesin mutlu olduğunu görülür ve temenimiz de budur.


 


 

Yorumlar