İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Çocuklarda inatçılık

Çocuklarda inatçılık

Çocuklarda inatçılık nedensizce, çocuğun belli tutum ve davranışlarda ısrarcı olması ve değişmeye karşı direnç göstermesi durumudur. Çocukluğun erken dönemlerinde dünyayı keşfetmeye yönelik merak duyan çocuk, aynı zamanda bağımsız bir birey olduğunun farkına vardığında, inatlaşma süreci de tetiklenir. Her yaş döneminde görülebilen inatçılık, en yoğun 2-6 yaş arasında yaşanır ve aslında bu durum, çocuğun duygusal gelişiminin bir parçasıdır. Bu sebeple normal kabul ettiğimiz bir süreçtir. Burada önemli olan ebeveyn yaklaşımıdır. 

İnatçılığın ilk başlangıcı 2-3 yaş dönemidir. Bu dönemde çocuk, istediği her şeyi ağlayarak ve inatlaşarak yaptırabildiğini görür. Zamanla çocuk bu konuda ustalaşır! Seviyeyi arttırır; ağlar, çığlık atar, kendini yerlere atar, kendine ve başkalarına vurur ya da eşyaları fırlatır. Bu sayede çocuk, istediği şeyin olması konusunda başarılı olur. Ebeveynlerini bu davranışlarıyla zorlayan çocuk, sonunda ebeveynlerine pes ettirir. 

Peki, bu durum karşısında 

ebeveynler ne yapmalı? 

Her şeyden önce, ebeveyn yaklaşımında tutarlı olmak önceliğimizdir. İnatçılık durumu ile baş edebilmek ve oluşmasını engelleyebilmek için ebeveynlerin bu tutumu sergilemesi önemlidir. Örneğin, ebeveynlerden biri hayır diyorsa diğeri evet dememelidir. Ortak tutum sergilenmelidir. İki gün önce izin verdiğiniz bir davranışa bugün karşı çıkmayın. Tutarlı olun. 

Çocuğunuza ilginizi ve sevginizi dozunda verin. Aşırıya kaçmak, çocuğun sağlıklı gelişimini de olumsuz etkiler. Çocuğunuzun her dediğini yapmayın. Çocuğunuz ağlayarak ya da öfkelenerek istediklerini yaptırmayı öğrenmesin. 

Çocuğunuza hayır diyebilmelisiniz. Çocuğunuz davranışlarının sonuçlarına katlanabilmeyi öğrenmelidir. Bunun için fırsat vermelisiniz. Unutmayın, çocuklar hayatı yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenirler. Nasihatle çocuğunuza bir şey öğretemezsiniz. Rol model oluşunuz ve fırsatlar vermeniz, çocuğunuz için en etkili öğrenme yoludur. 

Çocuğunuz inatlaştığında, kaygı ve öfkeyle yaklaşmayın. Kendinizi sakinleştirin. Eğer çocuğunuz istediği şeyi yaptırmak için ağlıyorsa, bırakın biraz ağlasın. Bir süre sonra kendiliğinden sakinleşecektir. Bu süreçte çocuğunuzdan uzak kalmayın, sakin bir ses tonuyla çocuğunuzla konuşun. Çocuğunuz istediği şeyi size ağlayarak yaptıramayacağını anlamalı. Burada sizin tutarlı ve net tavrınız çok önemlidir. 

Bu konuda zorlanıyorsanız ve çocuğunuz bu durumu alışkanlık haline getirdiyse mutlaka uzman desteği almalısınız. Aslında henüz çocuğunuz küçükken, ebeveynliğe hazırlık ve tutarlı disiplin anlayışı geliştirmek için çocuk gelişim uzmanından danışmanlık hizmeti almanız, önleyici ve rahatlatıcı olacaktır. Bu sayede ileride oluşabilecek sorunların önüne geçmiş olursunuz. 


 


 

Yorumlar