İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Dört mevsim Yedigöller...

Dört mevsim Yedigöller...

1993-1994 Yıllarından birisi ama tam hatırlayamıyorum. İlk gittiğim zamandı Yedigöllere. Lise yıllarımdaydı yani. 30 sene önce... 

O zaman otobüsle gittiğimiz ve hatta gitmeye çalıştığımız o yolları hatırladıkça her gitsem mi acaba dediğimde vazgeçtiğim Yedigöller gezimizi nihayet yaptık. 

Bolu'da bulunan Yedigöller özellikle ekim ayı sonu ve kasım ayı başında muhteşem bir görüntüye sahip, bir o kadar huzuru dolu doğal güzelliklerimizden bir tanesi. Yolu da artık o kadar güzel yapılmış ki, 30 sene önceki Yedigöller yolu ile şimdiki Yedigöller yolu kıyaslanamaz bile. Yedigöllere giderken bir kaç mahallenin yanından geçiyorsunuz. Yolda giderken yol kenarındaki özellikle Acı Bal satış stantları ilginizi çekebilir. Bana pek acı gelmedi ama, bilmeyenlerin denemesini tavsiye ederim. 

Yedigöllere yaklaştıkça yolunuz kesme taşlardan oluşan bir yola dönüşüyor. Takar tukur gidiyorsunuz yani, bir kaç km. Ama Yedigöllere yaklaştıkça muhteşem bir yaprak görsel şölenini yaşamaya başlıyorsunuz. Biz girdiğimizde herhangi bir ücret talep eden olmadı ama içeri girişlerin ücretli olduğu yönünde bir kaç yorum görmüştüm. 
Aracınızı ilk park yeri noktasına park eder iseniz, Nazlıgöl, Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl göllerini gezebilirsiniz. Bunlar arasındaki mesafe çok uzak olmadığından arabanızı park edip rahatlıkla gezebiliyorsunuz. Ama spor kıyafet ve yürüyüş anında sizi yormayacak ayakkabı tercih etmeniz şart. Ayrıca, Anıtmezar, şelale ve gülen kayalar da gezilecek yerler arasında. Yapraklar arasında bol bol fotoğraf çekilen, eşinin fotoğrafçısı modunda bir çok kişi görebilirsiniz. Genelde hep öf pöf sesleri yankılanıyor. Hakikaten insanlar fotoğraf çekilmeye çalışırken bir çok güzelliği doyasıya yaşayamıyor. Bu arada göllerin ve ağaçlıkların içerisinde çok sayıda piknik masası mevcut. Adım başı çöp kovaları da gayet yerinde bir çalışma olmuş. Bu kadar çok fazla ziyaret edilen bir yerin böylesine temiz olması da ayrıca bir güzellik katmış Yedigöller Tabiat Parkına.

Kış aylarında gidecek olanların kar lastiğinin aracında takılı olması ve yakıt deposunun da hatırı sayılır şekilde dolu olması gerektiğini de vurgulamak gerekiyor. Ne olur ne olmaz anlamında söylüyorum bunu. 

Yedigöller bir doğal harikası çok fazla anlatılacak bir şeyi yok aslında. Görmek, yaşamak gerekiyor. Havası olarak bahsedecek olursak, muhteşem ve bir o kadar temiz bir havaya sahip. Oksijen seviyesi bir hayli yüksek. Çadır kurulabilir alanları ve karavan park yerleri de mevcut. Ama genelde yerli, yabancı turistlerin tercihi günübirlik gezi şeklinde oluyor. Bir de bir çok noktada bungalov evler de var. Otel işletmeciliği bu bağlamda yapılıyor. 

Ama en güzel zamanının Ekim sonu, Kasım başı olduğunu söylemeden geçmemek lazım. Gidecekseniz eğer ki bu zamanı seçmenizi tavsiye ederim.

Yorumlar