Sevim Güney
[email protected]
Eski kuşak, yeni kuşak ve farklılıklarımız
Hepimizin zaman zaman kendi kuşağımız ile bizden sonraki kuşağı karşılaştırdığımız, eleştirdiğimiz oluyor. Bazen birbirimizi hiç anlamadığımızı düşünebiliyoruz. Bizimle bizden önceki kuşak arasında da vardı farklılıklar, bizimle, bizden sonraki kuşakla da devam ediyor, etmeye de devam edecek.
Baksak ne olacak bakmasak ne olacak?
Adeta savaştan çıkmış bir ruh halinde olduğumuz kesin. Günlerce süren mitingleri sanki ben yapmışım. Anlayın yani; o kadar yorgunum. Eminim birçok insan da böyle hissediyor. Bir bavul kitapla beraber, haberlere bakmamak, siyaset söylemlerini dinlememek üzere kendimi yollara atma sebebim de bu.
Değişen Türkiye bu mu?
“Cenneti anlat, kutsal kitaplarda oradan nasıl bahsediyor” diye sorsalar, okuduklarınızdan öğrendiklerinizden burayı nasıl tasvir ederdiniz? Irmaklar akacak, ormanlar, ağaçlar olacak ve gölgesinde huzur bulacaksınız diye anlatılıyor değil mi?
Patates patates olalı!
Bir gün gelecek, patates ile yatıp patates ile kalkacağız deselerdi inanmazdım herhalde. Balkonda, dolapta beklemekten biraz çimlense “amaan bunları atalım, yeşillenmiş artık” deyip çöpe attığımız patatese nerdeyse taç giydireceğiz!
Kendi cumhuriyetime gidiyorum
Pılımı pırtımı toparladım. Çadırımı, katlanır, basit bir bez parçasından sandalyemi, termosumu hazırladım, bir şort bir terlik attım çantaya, hadi ben kaçar! Nereye mi gidiyorum? Tabii ki kendi cumhuriyetimi yaşamaya! Gökyüzü benim, yıldızlar benim, güneş benim, ay benim, deniz benim!
