Sevim Güney
[email protected]
Sayıyorlar, sayıyorlar, sayıyorlar...
Sayıyorlar, sayıyorlar olmuyor. Zeki Alasya, Metin Akpınar ve Kemal Sunal’ın, “köyden indim şehire” filmindeki gibi galiba sayarken birileri kafa karıştırıyor, nerede kaldıklarını unutuyorlar. Hadi baştan, bir daha!
Bu ülke ne zaman normalleşecek?
Bizler tıka basa dolduk. Normalleşmek istiyoruz! Sabahları elinden çantasıyla işine giden, eşiyle yürüyüşe, koşuya çıkan, yolda vatandaşları ile selamlaşıp gülümseyen, çocuklarını alıp tiyatroya, sinemaya, konsere giden, çıkışında da izlediği gösterinin yorumunu yapabilen, çocuklarının spor...
Teşekkürler Türkiye!
Bu tabloyu öyle özlemişim ki! Abartısız ve gösterişten uzak kazanma sevinci, küfürden nefretten uzak barışçı bir sevgi dili, ve ilk işi Anıtkabir’e giderek Atatürk’ün huzurunda millete söz veren bir başkan. Umutlandık, sevindik. İşte bu bizim özlediğimiz fotoğraf.
Şeyin trene baktığı gibi bakıyoruz!
Sağolsun, durum tespitini çok iyi yapmış Gaziantep milletvekili Ahmet Uzer(! ) Arkasında bu cümleyi komik bularak kahkahalar atan, çok eğlenen heyette tabi. Aynen böyleyiz çünkü! Neler olduğunu anlamak için, şeyin trene baktığı gibi bakıyoruz.
Shakespeare’den Şakir olur mu?
Rebeca Reyhan olur, Jack Cem olur, Shakespeare’de Şakir olur. Uzun zamandır takip ettiğim ve 2016 yılında ABD beyaz perde sanatçıları kategorisi dalında en iyi drama dizisi kadrosu ödülünü almış, şu anda 3.
