Sevim Güney
[email protected]
İlk sayfa...
Küçük bir kasabada bilge yaşlı bir kadın yaşamaktaymış. Yüzündeki derin çizgileri, gözleri bakanlara sanki tüm soruların cevaplarını biliyormuş hissi verirmiş. Komşularının ondan öğüt almak istemesi dışında bilgeliğini kendine saklarmış.
Kadına yürümek!
Neden kadına, çocuğa, hayvana şiddet arttı diye hayırlanıyoruz? Günlük konuşulan ve yazılan dil üzerinden bakarsak, bu sorularımızın cevaplarının bir kısmı orada kendini gösteriyor. Ne oldu da argo diye tabir ettiğimiz kelimeleri olağanmış gibi benimsemeye başladık?
Enseyi karartmayalım
Rumelililer efkarlı gördükleri insana “enseyi karartma” derlermiş. Hani yüzümüz yanıyor, bari enseyi karartmayalım manasında. Bu deyimi bize kazandıran rahmetli gazeteci ve yazar Çetin Altan’ı da bu vesile ile anmış olalım. Efkar basmayanımız var mı?
Çıkar cep telefonunu!
Hani şu sokak röportajlarında mikrofon tutulan bazı amcalar var. Gençler iş bulamamaktan, geçinememekten bahsederken “çıkar cep telefonunu” diyerek, ekonominin iyi olduğu yorumu yapanlardan bahsediyorum. Kademe atladılar valla.
Lütfen alışmayalım...
Yedi yaşındaki bir çocuğun babası tarafından boğazının kesilerek öldürülmesini nasıl açıklayabiliriz? Ya da, eşinin 12 yaşındaki kızının çıplak fotoğraflarını çektiğini söyleyerek şikayet etmesi sonucunda tutuklanan, baba denilen şahsın bunu hangi amaçla yaptığını?
