Düşün artık bu ülkenin yakasından
Siyasette yıllardır çıkar değişimlerine şahitlik ediyoruz. Olmaz dediklerimiz oluyor, yapmaz dediklerimiz yapıyor, güvendiklerimiz arkasına bakmadan dönüp gidiyor. Millet ittifakı, altılı masada yaşadığımız Meral Akşener olayının benzer örneklerini daha önce de siyaset arenasında çok yaşadık.
Maraş'tan bir haber geldi!
Ve Maraş’tan bir haber geldi! O nasıl bir haberdi? Her yer mahşer yeri ağıtlar, figanlar, yer gök inliyor. Ajanslar haber geçiyor, “asrın felaketi” yazıyor gazeteler. Televizyonlar alt yazılarda şu kadar ölü bu kadar yaralı. Dumanı tüten evlere ateş düştü kor düştü. Söndü birer birer ocaklar.
Bu acının tarifi yok!
Soğuk, karanlık ve üzerinizde tonlarca beton yığını. Eliniz kolunuz kalkmıyor, ayaklarınızı kıpırdatma şansınız yok. Çaresizce size uzanacak bir yardım eli bekliyorsun. Tek yapacağınız şey sadece beklemek. Bu durumda olmayı hangi canlı ister ki? Geçmişi çok çabuk unutuyoruzTürkiye bir deprem ülkesi.
Ülkemizde yaşanan deprem felaketinde hayatlarını kaybetmiş insanlarımızın anısına..
Dumanını rüzgara savurduğum bir sigara yakardım ya hani, sigara içmediğin halde kokusunu içine çektiğin. Diyordun ya bana; “her sigara yaktığında dumanında babam gelir aklıma bağda bahçede sisli havalarda babam kokuyor sanki” diye. Artık sigarayı da bıraktım sen koklamıyorsun diye içmiyorum.
Yiyin efendiler yiyin
Bulunduğumuz konumu, mertebeyi ustalıkla kullanmak ve nemalanmakta elimize kimse su dökemez. Ayrıca bunlar sözüm ona Ata Sözleri ile perçinlenmiş durumda. Örneğin: “Devletin malı deniz yemeyen keriz” sözü tam bize göre. Acaba kaç memlekette böyle bir atasözü olabilir diye de düşünmüyor değilim.
