Eylül yağmurları yağıyor yüreğime…
Bu sabah başka bir hüzne talip gönül. Aylardan Eylül günlerden sen. Yüreğime sağanak misali Eylül yağmurları yağıyor. Sabahın seher vakti, sisli puslu bir hava ve dede yadigarı köy evinde küçük ahşap pencerenin önünde oturuyorum. Gözlerim buğulu yollara bakıyor. Kocaman bir sessizlik kaplıyor içimi.
Çanakkale geçiliyor
Ege bölgesine sıkça gider gelirim. İşlerim çok acil değilse mutlaka batı Trakya yolunu kullanırım, otoban ve boğaz köprüsüne girmem. Tekirdağ, Malkara, Keşan ve Gelibolu’dan Eceabat’a gelir, Kilitbahir vapur iskelesinden karşıya geçerim.
Dayanışmanın adıdır imece...
İmece ne derin ve ne anlamlı bir kelimedir. Köylerde yılın 12 ayında tüm köy halkının, birlik ve beraberliğini ifade eder. Köy halkının, ücretli işçi çalıştırmasının ayıp sayıldığı zamanları simgeler.
Ali yazar Veli bozar: Amaç Türkiye'de fındığı bitirmek
“Ali yazar, Veli bozar. Küp suyunu çeker azar azar. Üzülmüşüm, neye yarar. Keskin sirke küpüne zarar. ” Bu haftaki köşeme rahmetli Barış Manço’nun şarkısının sözleriyle başlamak istedim. Öyle ki; tam bir tiyatro oyununun içerisindeyiz.
Kızmayacaksın arkadaş!
Hayatın pahalılığına, paranın değersizliğine, kiraların yüksekliğine kızmayacaksın arkadaş. Öyle feryat figanda da etmeyeceksin, geçinemiyoruz diye de ağlamayacaksın. İş bulamıyorum diye yakınmayacaksın. Bu duruma ve bu günlere el birliğiyle sen, ben, o, hepimiz birlikte sebep olduk suçlu hepimiziz.
