Altıncı koğuş
Son zamanlarda kitap okuyanlara karşı boşuna okuyorsun, bir işe yaramaz, kâfirlerin kitapları okunur mu ? diye dünyaya sığ, bağnaz ve dar çerçeveden bakan hatta daha da ileri giderek aşağılayıcı bakışlarda bulunanları sık sık görmeye başladım. Bu tarz insancıklar yok muydu? Evet, vardı.
Ziya efendi ve uyanıklar takımı
Eskilerden bir Ziya Efendi varmış. Toplum içerisinde çok sevilir, sayılır ve hürmet görürmüş. Tam bir gönül adamıymış. Yaşadığı kasabada küçük bir terzi dükkanı varmış. İşleri de iyiymiş. Çünkü yanına gelen herkesin işine koşar, derdine derman olmak için koşturur dururmuş.
Gelişmeye çalışırken gerileyen ülkelerin 10 hali
1- Kitap okuma oranı %1'i geçmez. Bu ülkelerde insanlar yatırımlarını kendilerine değil, lüks hayata ve lüks yaşama yaparlar. Kendi fikir dünyalarını önemsemezler. Kitap ve okumanın onların hayatında yeri yoktur.
Çocukluğunu yitirmiş çocuklar!
Kıymetli okurlar, bu seferki tanıyacağımız kitap ile Afganistan’a, başkenti Kabil'e, Pakistan'a , Hazaracat'a ve ABD'ye, California'ya doğru hayatın gerçekleriyle birlikte bir yolculuk yapacağız.
Afrikalı Leo
Amin Maalouf ‘un okuduğum ilk kitabı Semerkant ile 1090'li yıllarındaki İran'a yolculuk yaptım. Bu yolculukta yaşadığı dönemde iz bırakan şahsiyetleri tanırken, onların mücadelelerini ve davalarını da gördüm.
