Zam üstüne zam, iflas eden ekonomi, bitmeyen pandemi...
ÜLKEMDE düzgün giden pek bir şey olmayınca aslında yazacak konu sayısıda o kadar fazlalaşıyor. Önce siyasetten başlayalım. Ekim ayıyla birlikte TBMM açıldı. Seçim tartışmalarına geçim sıkıntısı feryatları damga vurmaya başladı. Gün değil saat geçmiyor ki bir ürüne zam gelmesin.
Devletin itibarı nasıl yükselir?
SORUNLAR bir küme halinde olunca başlığı da ortak çıkartmak istedim. Bilirsiniz haberi başlık okutur yazı için aynı şeyleri söylemek olanaklı değil. Gündemi baş döndüren hızla yaşayan ülkemizde öncelik enflasyon, hayat pahalılığı işsizlik ama yapay gündemler yaratmada mahir olanlar bunu sürekli...
Okullara düzenleme şarttır!
Okulların İlk iki haftası geride kalırken, tam zamanlı Yüz Yüze Eğitimin sürekliliği için düzenlemeler yapılması şarttırOkullar, bir buçuk yıl süren uzaktan eğitimsizliğin ardından, iki hafta önce tüm kademelerde açılmıştır.
Sağlıkta devrim “Beş dakikada Beşiktaş” dönemi
ŞAKA gibi bir ülke olduğumuz her fırsatta söylerim gene söyledim. Bir yanda varyantlarıyla yaşamı zorlayan Corona , açılmış okullar, 500 e yakın dersliği salgından kapanmış bir eğitim sistemi. Birde elbette umursamaz bir toplum yapısıyla pandemi mücadesi veriyoruz.
Bu ülke nereye gidiyor?
Gerçekten, yargı zirveleri her sene gelinen vehametin başka yönlerini gözler önüne sermesi açısından müthiş bir repertuar oluşturuyor. Diyanet İşleri Başkanı’nı yeni Yargıtay binası önünde Yargıtay Başkanı ve Cumhurbaşkanı’yla birlikte elleri havada ve dua ederken görmek, Danıştay’ın 146.
