Mustafa Dolu
[email protected]
Yıkıldık ve altında kaldık…
Nereye baksanız acı hangi yöne dönseniz gözyaşı ve, “Ailemi, annemi, kardeşimi kurtarın. Bu yıkıntının altındalar” feryatları geliyor ama çoğu yerde duyulmadı ve müdahale edilmedi. Dünya deprem tarihinde böyle bir deprem (başkalarının tabiriyle meydana gelmedi) olmadı.
Evet, söz milletin olmalı ve kapatma davaları…
Böylesi modern bir ülkede elbette demokrasi ön planda olmalıydı ve öylede oldu. Yeni kurulan Türkiye'de okur, yazar oranı çok düşük olduğu için kurulan ve tek parti olarak Bilinen Cumhuriyet Halk Partisi'nin ikinci Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı İnönü ülkede seçim yapılacak düzeye gelince çok...
Oldu mu yaa! Bu veballer kimin?
Ülkemiz gündeminde hak, hukuk, adalet, ekonomi, pahalılık, enflasyon ve ve dövizin durdurulamayan yükselişi, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 6’lı masa, parti kapatma davası gündemin hep ilk sıralarında kalıyor. Bunlar haricinde asgari ücrete 3 bin TL.
Memur ve emekli üvey evlat mı? Enflasyon yüzde 84 zam yüzde 30!
Cumhurbaşkanımız asgari ücretlilerin aldığı ücreti 5 bin 500 liradan, 8 bin 506 liraya çıkaran yüzde 54. 66 oranındaki zammı açıklayınca, gözler ve kulaklar Ankara’ya çevrilerek memur ve emeklilerin alacağı zam odaklandı.
Ey devlet ve onun yöneticileri; Çalışan ve emeklilerin gözü sizde
Mevcut yönetim asgari ücretin 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren 8 bin 506 TL'ye çıkardığını açıkladı. Kimisi memnun oldu kimisi bu rakamın bu enflasyonist koşullarda bir aileye yetmeyeceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı rakamı açıklarken, “Hele bakalım belki ikinci bir düzenleme yapabiliriz” demişti.
